Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/13534 K.2011/40546
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın hırsızlık suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararı ve bu kararın temyizinde paraya çevirme işlemi sırasında yapılan hesap hatası nedeniyle hükmün bozulması talebidir. Mahkeme, usul ve yasaya uygunluk açısından diğer temyiz itirazlarını reddederek, hesap hatasını düzelterek sanığa 720 TL adli para cezası ile cezalandırılmasını onaylamış ve kararını bozmuştur.
MAHKEMESİ: Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın soruşturmada savunman huzurunda C. Savcısınca alınan ifadesinde suçu açıkça kabule yönelik anlatımda bulunduğu, kovuşturmada yakınana Türkiye'deki adresinden ulaşılamadığı, adreste bir başkasının bulunduğu, yurt dışı adresinin de tam olarak bilinmediği, ayrıca hükümde sanık hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesinde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin tartışıldığının anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiş, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında kurulan hükümde 647 sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca paraya çevirme işlemi yapılırken 2 ay hapis cezasının günlüğü 12 TL.den paraya çevrilmesi sırasında 720 TL. Yerine hesap hatası sonucu 1440 TL. olarak belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanığa verilen cezanın 647 sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca paraya çevrildikten sonra “720 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” olarak düzeltilmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın soruşturmada savunman huzurunda C. Savcısınca alınan ifadesinde suçu açıkça kabule yönelik anlatımda bulunduğu, kovuşturmada yakınana Türkiye'deki adresinden ulaşılamadığı, adreste bir başkasının bulunduğu, yurt dışı adresinin de tam olarak bilinmediği, ayrıca hükümde sanık hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesinde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin tartışıldığının anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiş, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında kurulan hükümde 647 sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca paraya çevirme işlemi yapılırken 2 ay hapis cezasının günlüğü 12 TL.den paraya çevrilmesi sırasında 720 TL. Yerine hesap hatası sonucu 1440 TL. olarak belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanığa verilen cezanın 647 sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca paraya çevrildikten sonra “720 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” olarak düzeltilmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.