Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/11660 K.2011/43963
1 kez atıf aldı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık konusu, 2003‑2004 yılları arasında okul binasından çalınan bilgisayar kasası, yazıcı ve klavye ile ilgili hırsızlık suçunun uygulanması, ceza miktarının belirlenmesi ve temyiz itirazlarının değerlendirilmesidir. Mahkeme, sanığın hırsızlık suçu işlediğini kabul ederek, 765 sayılı TCK’nın 522/1 maddesi ve ilgili diğer yasal hükümler doğrultusunda mahkumiyet kararı verip cezanın arttırılmasını onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hırsızlık suçuna konu 1 adet bilgisayar kasası, 1 adet yazıcı ve klavyenin suç tarihindeki toplam değeri araştırılarak sonucuna göre 765 sayılı TCK'nın 522/1. maddesinin uygulama koşullarının değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Dosya içerisinde bulunan ve kolluk görevlileri tarafından düzenlenen 05.12.2003 tarihli yer gösterme tutanağı ile 06.12.2003 tarihli teslim ve zapt etme tutanağının içeriğine göre, sanığın polisler tarafından gözaltına alındığında suça konu malları ... ...'a sattığını söylediği, bu kişinin de malları ...'a sattığının öğrenildiği ve adı geçen kişiden benzer malların zaptedildiğinin anlaşıldığı, ancak katılanın 27.05.2004 günlü oturumda “okul binasından çalınan suça konu malların iade edilmediğini ve zararın da tazmin edilmediğini” belirtmiş olması karşısında; öncelikle ...'da ele geçirilen malların katılanın müdürü olduğu okuldan çalınan mallar olup olmadığının araştırılması ve sanığın yakalandığında sattığı kişinin adını söylediği de gözetilerek, sonucuna göre 765 sayılı TCK'nın 523/1.(5237 sayılı TCK'nın 168/1.) maddesinin uygulama koşullarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olduğu kabul edilerek yapılan uygulamada, anılan Yasanın 143/1. maddesi ile cezada arttırma yapılırken, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden en üst oranda arttırma yapılması,
4- 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olduğu kabul edilip uygulama yapıldığına göre, kasten işlenen suçlarda hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde öngörülen belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5- 5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu, olay günü gece vakti diğer sanık ... ile birlikte okul binasına girerek hırsızlık yapan sanığın eyleminin, 5237 sayılı Yasa kapsamında hırsızlık suçunun yanı sıra ayrıca aynı Yasanın 116/2-4 ve 119/1-c maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozmak suçunu da oluşturduğu gözetilerek, lehe olan yasanın buna göre değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
6- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün, 765 sayılı ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve her iki Yasaya göre, uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezalar karşılaştırılarak, sanık yararına olan yasanın yeniden belirlenip hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
7- Suçu birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin “ayrı ayrı” yerine, “müştereken ve müteselsilen” alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozmanın sanık lehine olan hükümlerinin temyiz istemi bulunmayan diğer sanık ...'a da yansıtılmasına ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 10.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hırsızlık suçuna konu 1 adet bilgisayar kasası, 1 adet yazıcı ve klavyenin suç tarihindeki toplam değeri araştırılarak sonucuna göre 765 sayılı TCK'nın 522/1. maddesinin uygulama koşullarının değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Dosya içerisinde bulunan ve kolluk görevlileri tarafından düzenlenen 05.12.2003 tarihli yer gösterme tutanağı ile 06.12.2003 tarihli teslim ve zapt etme tutanağının içeriğine göre, sanığın polisler tarafından gözaltına alındığında suça konu malları ... ...'a sattığını söylediği, bu kişinin de malları ...'a sattığının öğrenildiği ve adı geçen kişiden benzer malların zaptedildiğinin anlaşıldığı, ancak katılanın 27.05.2004 günlü oturumda “okul binasından çalınan suça konu malların iade edilmediğini ve zararın da tazmin edilmediğini” belirtmiş olması karşısında; öncelikle ...'da ele geçirilen malların katılanın müdürü olduğu okuldan çalınan mallar olup olmadığının araştırılması ve sanığın yakalandığında sattığı kişinin adını söylediği de gözetilerek, sonucuna göre 765 sayılı TCK'nın 523/1.(5237 sayılı TCK'nın 168/1.) maddesinin uygulama koşullarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olduğu kabul edilerek yapılan uygulamada, anılan Yasanın 143/1. maddesi ile cezada arttırma yapılırken, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden en üst oranda arttırma yapılması,
4- 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olduğu kabul edilip uygulama yapıldığına göre, kasten işlenen suçlarda hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde öngörülen belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5- 5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu, olay günü gece vakti diğer sanık ... ile birlikte okul binasına girerek hırsızlık yapan sanığın eyleminin, 5237 sayılı Yasa kapsamında hırsızlık suçunun yanı sıra ayrıca aynı Yasanın 116/2-4 ve 119/1-c maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozmak suçunu da oluşturduğu gözetilerek, lehe olan yasanın buna göre değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
6- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün, 765 sayılı ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve her iki Yasaya göre, uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezalar karşılaştırılarak, sanık yararına olan yasanın yeniden belirlenip hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
7- Suçu birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin “ayrı ayrı” yerine, “müştereken ve müteselsilen” alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozmanın sanık lehine olan hükümlerinin temyiz istemi bulunmayan diğer sanık ...'a da yansıtılmasına ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 10.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.