Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/10876 K.2011/43777
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın hırsızlık suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararı ve ilgili usul‑yasal hataların bozulması gerekçesiyle başlatılan temyiz davası. Mahkeme sonucu: Temyiz talebi kabul edilerek, sanığın hırsızlık suçu için verilen mahkumiyet kararı bozularak yeni bir karar verilmesi gerektiğine hükmedildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Bozma öncesi İzmir 2. Çocuk Mahkemesinin 13.11.2003 gün ve 2003/15 esas sayılı yazısında sanık ... ile birlikte suça katıldıkları belirtilen diğer failler ... ve ... hakkındaki davanın bu dosya ile birleştirilmesi talep edildiği ancak mahkemenin bu yönde bir değerlendirme yapmadan hüküm kurduğunun anlaşılması karşısında öncelikle diğer faillerle ilgili davanın akıbetinin araştırılması dava sonuçlanmamışsa her iki davanın birleştirilmesi sonuçlanmışsa dosyanın denetim olanağının sağlanması için getirtilmesi ve sonucuna göre hırsızlık suçu yönünden 765 sayılı TCK.nun 493/son fıkrasının uygulanma olanağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi
2- Lehe yasanın değerlendirilmesi sırasında sanığın eylemine uyduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK.nun 116/2-4,119/1-c maddelerinde tanımlanan işyeri dokunulmazlığı ve mala zarar vermek suçlarının suç tarihi itibarıyla 5271 sayılı CMK.nın 253 ve 254 maddelerinde düzenlenen uzlaşma hükümlerine tabi olduğu gözetilmeden bu suçlar yönünden uzlaşma hükmünün değerlendirilmesi ve sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
3-5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün, 765 ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve her iki Yasaya göre, uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezalar karşılaştırılarak, sanık yararına olan yasanın belirlenip hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 10.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Bozma öncesi İzmir 2. Çocuk Mahkemesinin 13.11.2003 gün ve 2003/15 esas sayılı yazısında sanık ... ile birlikte suça katıldıkları belirtilen diğer failler ... ve ... hakkındaki davanın bu dosya ile birleştirilmesi talep edildiği ancak mahkemenin bu yönde bir değerlendirme yapmadan hüküm kurduğunun anlaşılması karşısında öncelikle diğer faillerle ilgili davanın akıbetinin araştırılması dava sonuçlanmamışsa her iki davanın birleştirilmesi sonuçlanmışsa dosyanın denetim olanağının sağlanması için getirtilmesi ve sonucuna göre hırsızlık suçu yönünden 765 sayılı TCK.nun 493/son fıkrasının uygulanma olanağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi
2- Lehe yasanın değerlendirilmesi sırasında sanığın eylemine uyduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK.nun 116/2-4,119/1-c maddelerinde tanımlanan işyeri dokunulmazlığı ve mala zarar vermek suçlarının suç tarihi itibarıyla 5271 sayılı CMK.nın 253 ve 254 maddelerinde düzenlenen uzlaşma hükümlerine tabi olduğu gözetilmeden bu suçlar yönünden uzlaşma hükmünün değerlendirilmesi ve sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
3-5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün, 765 ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve her iki Yasaya göre, uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezalar karşılaştırılarak, sanık yararına olan yasanın belirlenip hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 10.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.