‹ Ana sayfa
Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/10545 K.2010/2201

Esas No: 2007/10545 · Karar No: 2010/2201 · Karar Tarihi: 04.03.2010
Özet: Uyuşmazlık, sanığın cep telefonunu çantasına koyarak hırsızlık işlemi sırasında kaçtığı iddiasıyla ilgili; mahkeme, sanığın suç işlediğini kabul ederek mahkumiyet kararı verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- Katılan ...’in hazırlık soruşturması sırasındaki beyanında, olay günü takip edildiğini, çantasına koyduğu cep telefonunun alındığını hissettiğini, bunun üzerine yanında bulunan ... ile birlikte sanığın peşinden giderek sim kartı çıkarmaya çalışırken polis çağıracağız diye bağırarak yakalamaya çalıştıkları sırada sanığın telefonu atarak kaçtığını belirttiğinin, kovuşturma aşamasındaki beyanının ve tanık olarak dinlenen ...’in hazırlıktaki ifadesinin benzer yönde olduğunun, ancak ...’in mahkeme aşamasındaki beyanında cep telefonunun alındığını fark etmediklerini bir süre sonra katılanın telefonunun olmadığını söylemesi üzerine hırsızlık olayını anladıklarını belirtmesi karşısında; mevcut ifadelerdeki çelişkinin giderilerek eylemin kalkışma aşamasında kalıp kalmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,

2- Kabul ve uygulamaya göre de;

a- Yakalanacağını anlayan sanığın suça konu cep telefonunu katılana doğru atarak kaçtığının anlaşılması nedeniyle; ortada bizzat pişmanlığa dayanan iade olmadığından koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK’nun 168/1. maddesiyle uygulama yapılması,

b- 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun, koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesinin gözetilmesine 04.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?