‹ Ana sayfa
Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2006/4875 K.2010/10185

Esas No: 2006/4875 · Karar No: 2010/10185 · Karar Tarihi: 21.06.2010
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

**HÜKÜM:** Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Sanığın gerekçeli karar başlığına kaydına uygun olarak yazılmayan soy adının yerinde düzeltilmesi olanaklı kabul edilmiş; 5271 sayılı CMK.nın 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasa ile değişik 150/3 ve 26.12.2006 tarihli Ceza Genel Kurulu’nun 2006/8-317 E. ve 2006/319 sayılı kararına göre, daha önce üst sınırı en az 5 yıl hapis cezasını gerektiren suçlarda sanıklar için zorunlu savunman atanması öngörülmüş iken, değişiklikten sonra bu zorunluluk, alt sınırı 5 yıl ve daha fazla ceza gerektiren suçlardan yargılanan sanıklarla sınırlandırıldığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bu yönden bozma isteyen düşünceye katılınmamış; dosya içeriğine,toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara,gerekçeye ve Hakimin takdirine göre;suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-Sanığın, yakınanın oturduğu konutun kapı kilidini aletle zorlayarak açtığının belirlenmesi ve bu işlem sırasında anahtar ya da başka bir aleti anahtar gibi kullandığına ilişkin kanıt bulunmadığının anlaşılması karşısında; eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142.maddesinin 1-b. fıkra ve bendine uyduğu gözetilmeden,aynı yasa maddesinin 2-d. fıkra ve bendi ile uygulama yapılması,

2- 5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu,olay günü gündüz vakti, yakınanın konutuna sağlam ve dayanıklı kapı kilidini kırarak girip hırsızlık yapan sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b. Maddesine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra, yakınması devam eden mağdura karşı aynı Yasanın 116/1.maddesinde tanımlanan konut dokunulmazlığını bozmak ve anılan Yasa'nın 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğu gözetilmeden bu konuda bir değerlendirme yapılmaması,

3- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 81/2-3,59/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 62/1, 53, 116/1, 62/1, 53, 151/1, 62/1, (53).maddelerinde öngörülen cezaların türleri, alt ve üst sınırları ile konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları yönünden 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254.maddelerinde düzenlenen “uzlaşma” hükmü bakımından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2,5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında sanık yararına olan yasanın uygulama sırasında belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

Kabule göre de;

4- Karşılaştırma sırasında, 765 sayılı TCK'nın 81. maddesinin 3. fıkrası gözetilmeden, anılan maddenin 2. fıkrası ile cezada 4 ay yerine, 6 ay arttırma yapılması,

5- 5237 sayılı TCK’nın 7/3 maddesi gereğince, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle aynı Yasanın 58/6-7.maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ...'ın temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?