Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2006/4589 K.2011/1692
Özet: Mahkeme, 4.08.2005 tarihli kazananın temyiz gözden geçirilmesi sonucunda, 5 yıllık zamanaşımı süresinin aşılmış kabul edilerek, 10.08.2005 tarihli hırsızlık suçundaki mahkumiyetin Yargıtay kararlarıyla bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3. maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 23.02.1938 günlü 1937/23–1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25.05.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında, somut olayla ilgili sanık ...'nın eylemlerine uyan 765 sayılı TCK.nun 492/1, 522, 523, 102/4 ve 104/2. maddeleriyle 5237 sayılı TCY’nın 142/1-b, 143, 66/1-e, 67/4, maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda; zamanaşımı hükümleri yönünden 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına bulunduğunun anlaşılmasıyla yapılan incelemede;
Hüküm tarihi olan 10.08.2005 ile inceleme tarihi arasında sanık hakkında 765 sayılı TCY.nın 492/1 maddesindeki suç için öngörülen cezanın tür ve süresine göre aynı yasanın 102/4. maddesinde yazılı 5 yıllık asli zamanaşımı süresinin geçmiş bulunması;
Bozmayı gerektirmiş, Sanık ...'nın temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 23.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3. maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 23.02.1938 günlü 1937/23–1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25.05.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında, somut olayla ilgili sanık ...'nın eylemlerine uyan 765 sayılı TCK.nun 492/1, 522, 523, 102/4 ve 104/2. maddeleriyle 5237 sayılı TCY’nın 142/1-b, 143, 66/1-e, 67/4, maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda; zamanaşımı hükümleri yönünden 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına bulunduğunun anlaşılmasıyla yapılan incelemede;
Hüküm tarihi olan 10.08.2005 ile inceleme tarihi arasında sanık hakkında 765 sayılı TCY.nın 492/1 maddesindeki suç için öngörülen cezanın tür ve süresine göre aynı yasanın 102/4. maddesinde yazılı 5 yıllık asli zamanaşımı süresinin geçmiş bulunması;
Bozmayı gerektirmiş, Sanık ...'nın temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 23.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.