Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2006/18312 K.2010/8902
Özet: Uyuşmazlık, Mihalgazi Asliye Ceza Mahkemesi tarafından hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararı ve bu kararın temyiz sürecinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iade edilmesiyle ilgiliydi; Mahkeme, 05/12/2005 tarihli yazının yeni bir hüküm oluşturmadığını ve iade işleminin yalnızca idari bir düzenleme olduğunu belirterek, temyiz incelemesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Mihalgazi Asliye Ceza Mahkemesinin 21/04/2005 gün ve 2004/23-2005/17 sayılı hükmünün, sanık tarafından süresi içerisinde temyizi üzerine, 5320 sayılı Yasanın 8/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/10/2005 tarihli yazısı ile hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme yapılması amacıyla iade edildiği, Mahkemece anılan Yasa hükümlerinin gerekleri yerine getirilmeden, duruşma açılmaksızın, 05/12/2005 tarihli yazı ile 765 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kurulan hükmün sanık yararına olduğu, lehe kanun hükümlerinin uygulanması yönünde mahkememizce değerlendirme yapılmasına gerek olmadığı açıkça anlaşıldığı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının dosyayı iade etmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle ilk hükmün temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğinin anlaşılması karşısında; 05/12/2005 tarihli yazının yeni bir hüküm ve temyizi olanaklı bir karar niteliğinde olmadığı, 5320 sayılı Yasanın 8/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iade yazısının bozma ilamı gibi sonuç doğuran idari bir işlem olduğu, bu nedenle iade yazısının düzenlenmesiyle temyiz edilen ilk hükmün ortadan kalktığı, her ne kadar anılan Yasa hükmü Anayasa Mahkemesinin 05.04.2007 tarih 2005/127-2007/42 sayılı kararı ile iptal edilmiş ise de, bu kararın geriye yürümeyeceği anlaşıldığından, Mahkemenin 05/12/2005 tarihli üst yazısı, anılan Yasa hükmü karşısında, yasaya aykırı, hukuksal sonuç doğurmayan işlem olup, düzenlenen tebliğname ile iade işleminden dönülmesi hukuken mümkün olmayıp, Yasa gereği ortadan kalkan hükmün temyizen incelenmesi de olanaksız olduğundan, duruşma açılıp, iade yazısının gerekleri yerine getirilmek suretiyle bir hüküm kurulması ve bu hükme karşı temyiz yasa yoluna başvurulması halinde incelenmesi için Yargıtay’a gönderilmesi gerektiğinden, dosyanın, mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 08/06/2010 gününde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Mihalgazi Asliye Ceza Mahkemesinin 21/04/2005 gün ve 2004/23-2005/17 sayılı hükmünün, sanık tarafından süresi içerisinde temyizi üzerine, 5320 sayılı Yasanın 8/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/10/2005 tarihli yazısı ile hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme yapılması amacıyla iade edildiği, Mahkemece anılan Yasa hükümlerinin gerekleri yerine getirilmeden, duruşma açılmaksızın, 05/12/2005 tarihli yazı ile 765 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kurulan hükmün sanık yararına olduğu, lehe kanun hükümlerinin uygulanması yönünde mahkememizce değerlendirme yapılmasına gerek olmadığı açıkça anlaşıldığı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının dosyayı iade etmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle ilk hükmün temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğinin anlaşılması karşısında; 05/12/2005 tarihli yazının yeni bir hüküm ve temyizi olanaklı bir karar niteliğinde olmadığı, 5320 sayılı Yasanın 8/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iade yazısının bozma ilamı gibi sonuç doğuran idari bir işlem olduğu, bu nedenle iade yazısının düzenlenmesiyle temyiz edilen ilk hükmün ortadan kalktığı, her ne kadar anılan Yasa hükmü Anayasa Mahkemesinin 05.04.2007 tarih 2005/127-2007/42 sayılı kararı ile iptal edilmiş ise de, bu kararın geriye yürümeyeceği anlaşıldığından, Mahkemenin 05/12/2005 tarihli üst yazısı, anılan Yasa hükmü karşısında, yasaya aykırı, hukuksal sonuç doğurmayan işlem olup, düzenlenen tebliğname ile iade işleminden dönülmesi hukuken mümkün olmayıp, Yasa gereği ortadan kalkan hükmün temyizen incelenmesi de olanaksız olduğundan, duruşma açılıp, iade yazısının gerekleri yerine getirilmek suretiyle bir hüküm kurulması ve bu hükme karşı temyiz yasa yoluna başvurulması halinde incelenmesi için Yargıtay’a gönderilmesi gerektiğinden, dosyanın, mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 08/06/2010 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.