Yargıtay 5. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2017/32075 K.2017/29248
Özet: 1) Taraflar arasında, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesine dayanan bir kamulaştırma bedelinin tespiti ve ilgili taşınmazın da tescili konusunda uyuşmazlık ortaya çıkmıştır. 2) Mahkeme, kamulaştırma bedelinin tespitinde 2012 yerine 2013 yılı resmi verilerini kullanarak fazla bedel ödetmesini ve yasal faiz haklarını ilave ederek davacının lehine karar verdi; karar, ilgili yıl 20/12/2017 tarihinde oybirliğiyle bozulmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - KARAR –Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş, karar davacı idare vekilince temyiz edilmiştir. Davacı idare vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz nedenleri bozma ile kesinleşen yönlere ilişkindir. Ancak; 1-Dava konusu taşınmaz üzerindeki yapının değeri, bozma doğrultusunda eskale edilmeden tespit edilirken, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 2012 değerlendirme yılına ait Yapı Yaklaşık Birim Maliyet Fiyatlarına yerine, mahkemece resen 2013 yılı resmi verilerini esas alarak bedel tespit eden rapora göre hüküm kurulması sonucu davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi ihlal edilerek fazla bedel tespiti, 2-2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, kamulaştırma bedeline yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş ise de; bozma kararı öncesi hükmedilen bedele ilk karar tarihine kadar; bozma sonrası oluşan fark bedele ise son karar tarihine kadar faiz yürütülmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru görülmemiştir. Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 20/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.