Yargıtay 5. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2015/13405 K.2016/2820
Özet: Uyuşmazlık, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tescili talebine ilişkindir; mahkeme, davasını kabul ederek, irtifak hakkı ve pilon yeri bedelini belirlemiş, ilgili bedeli bloke ettirilmeden ödenmesine karar vermiş, ayrıca vekalet ücretinin iadesi ve temyiz harcının geri alınmasını onaylamıştır.
TARİHİ: 13/02/2015
NUMARASI: 2012/842-2015/86
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki taşınmaz mala net geliri esas alınarak değer biçilmesinde, taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle mülkiyet kamulaştırmasına konu olan pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. Maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılmadığından, Anayasa Mahkemesi'nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. bölüm kararı da göz önüne alınarak, tespit edilen kamulaştırma bedeline faize karar verilmişse de faizin başlangıç ve bitim tarihlerinin açık olarak kararda gösterilmemesi,
2-Davacı idare kendisini vekille temsil ettirdiği halde lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Doğru değilse de bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
a-Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının; 1. bendinin e fıkrasındaki (davanın açılma tarihinden dört ay sonraki günden itibaren başlamak ve karar tarihine kadar geçerli olmak üzere kanuni faiz uygulanmasına,) cümlesinin çıkartılmasına, yerine (dava tarihinden dört ay sonraki tarih olan 20.04.2013 tarihinden karar tarihi olan 13.02.2015 gününe kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesine,) cümlesinin yazılmasına,
b-Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 5. bendinin çıkartılmasına, yerine (Davacı idare kendisini vekille temsil ettirdiğinden 1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı idareye verilmesine,) cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 18/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
NUMARASI: 2012/842-2015/86
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki taşınmaz mala net geliri esas alınarak değer biçilmesinde, taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle mülkiyet kamulaştırmasına konu olan pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. Maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılmadığından, Anayasa Mahkemesi'nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. bölüm kararı da göz önüne alınarak, tespit edilen kamulaştırma bedeline faize karar verilmişse de faizin başlangıç ve bitim tarihlerinin açık olarak kararda gösterilmemesi,
2-Davacı idare kendisini vekille temsil ettirdiği halde lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Doğru değilse de bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
a-Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının; 1. bendinin e fıkrasındaki (davanın açılma tarihinden dört ay sonraki günden itibaren başlamak ve karar tarihine kadar geçerli olmak üzere kanuni faiz uygulanmasına,) cümlesinin çıkartılmasına, yerine (dava tarihinden dört ay sonraki tarih olan 20.04.2013 tarihinden karar tarihi olan 13.02.2015 gününe kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesine,) cümlesinin yazılmasına,
b-Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 5. bendinin çıkartılmasına, yerine (Davacı idare kendisini vekille temsil ettirdiğinden 1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı idareye verilmesine,) cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 18/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.