Yargıtay 5. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2011/20554 K.2012/2680
Özet: Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazların tahsili ve değerinin belirlenmesi konusundaki davadır; mahkeme, bilirkişi raporlarının geçersiz olduğunu, eksik inceleme yapıldığını ve emsal seçiminin hatalı olduğunu tespit ederek kararını bozmuştur. Mahkeme, 20.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar vererek hükmü iptal etmiş ve yeniden inceleme yapılmasını emredmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR -
Mahkemece, uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş, karar davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
1-Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Alınan raporlar geçersizdir. Şöyle ki;
Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesine göre arsa niteliğindeki taşınmazlara değer biçilirken dava konusu taşınmaz ile emsalin zaruret olmadıkça yakın bölgelerde ve benzer yüzölçümlü olması ve değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması gerekir.
Bilirkişi raporlarında somut emsal kabul edilen taşınmaz il merkezine uzak, imar ve yapılaşma durumu itibariyle dava konusu taşınmaza göre daha az gelişmiş bir bölgede olup, aynı zamanda dava tarihi sonrasında mahkeme kararıyla bedeli tesbit edilmiş olduğundan, emsal alınamaz. Öte yandan her iki bilirkişi raporunda aynı emsal alınarak aynı değerlendirme tarihi itibariyle değerlendirme yapıldığı halde büyük oranda farklılık oluşturacak şekilde m² birim fiyat tesbit edilmesi nedeniyle bu raporlar inandırıcı nitelikte değildir.
Bu durumda dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede benzer özelliklere sahip emsal taşınmaz bulunması mümkün olup, taraflara emsallerini sunmaları için süre verilmeli, gerektiğinde resen emsal de getirtilerek yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılıp, alınacak rapora göre hüküm kurulması gerekirken, geçersiz rapora dayanılarak bedel tesbit edilmesi,
2) Dava konusu taşınmaza dere ıslah çalışması nedeniyle kısmen el atıldığı dikkate alınarak, geri kalan bölümünde değer artışı olacağı muhakkaktır. Bu hususta bilirkişi kurulundan rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
3) Dava konusu taşınmazın kamulaştırmasız el atılarak yol durumuna dönüştürülen bölümünün servis yolu niteliğinde özel yol olduğu dikkate alınarak Hazine adına tescili gerekirken terkin kararı verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 20.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR -
Mahkemece, uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş, karar davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
1-Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Alınan raporlar geçersizdir. Şöyle ki;
Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesine göre arsa niteliğindeki taşınmazlara değer biçilirken dava konusu taşınmaz ile emsalin zaruret olmadıkça yakın bölgelerde ve benzer yüzölçümlü olması ve değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması gerekir.
Bilirkişi raporlarında somut emsal kabul edilen taşınmaz il merkezine uzak, imar ve yapılaşma durumu itibariyle dava konusu taşınmaza göre daha az gelişmiş bir bölgede olup, aynı zamanda dava tarihi sonrasında mahkeme kararıyla bedeli tesbit edilmiş olduğundan, emsal alınamaz. Öte yandan her iki bilirkişi raporunda aynı emsal alınarak aynı değerlendirme tarihi itibariyle değerlendirme yapıldığı halde büyük oranda farklılık oluşturacak şekilde m² birim fiyat tesbit edilmesi nedeniyle bu raporlar inandırıcı nitelikte değildir.
Bu durumda dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede benzer özelliklere sahip emsal taşınmaz bulunması mümkün olup, taraflara emsallerini sunmaları için süre verilmeli, gerektiğinde resen emsal de getirtilerek yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılıp, alınacak rapora göre hüküm kurulması gerekirken, geçersiz rapora dayanılarak bedel tesbit edilmesi,
2) Dava konusu taşınmaza dere ıslah çalışması nedeniyle kısmen el atıldığı dikkate alınarak, geri kalan bölümünde değer artışı olacağı muhakkaktır. Bu hususta bilirkişi kurulundan rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
3) Dava konusu taşınmazın kamulaştırmasız el atılarak yol durumuna dönüştürülen bölümünün servis yolu niteliğinde özel yol olduğu dikkate alınarak Hazine adına tescili gerekirken terkin kararı verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 20.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.