‹ Ana sayfa
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/16092 K.2011/3245

Esas No: 2010/16092 · Karar No: 2011/3245 · Karar Tarihi: 28.02.2011
Özet: (1) Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili konusundadır. (2) Mahkeme, kamulaştırma bedelini belirleyip taşınmazı idarenin adına tescil etmeye karar vererek davayı kabul etti; bu karar temyiz edilmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.

Taşınmazın tarım arazisi niteliğinde kabulü ile olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değerinin tesbit edilmesinde; üzerinde bulunan binalara resmi birim fiyatları esas alınıp, yıpranma payı düşülerek ve ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumlarına göre değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Dava konusu taşınmaza ilişkin olarak açılıp, karar tarihinden sonra kesinleşen tapu iptal ve tescil davası sonucunda, taşınmazın maliklerinin bazılarının değiştiği anlaşılmıştır.

Kamulaştırma Kanununun 14/5. maddesinde kamulaştırma davalarında aleyhine dava açılan malikin başka bir kişi olduğunun anlaşılması veya tapu malikinin davadan önce ölmüş olması halinde dava reddedilmeyerek gerçek malik veya ölünün mirasçıları dahil edilmek suretiyle davaya devam edilmesi ilkesi kabul edilmiştir.

Bu özel düzenleme karşısında gerçek tapu maliklerine husumet yöneltilip davada bulunmayan malikler davaya dahil edilerek taraf teşkilinin tamamlanmasından sonra davanın esasına girilerek hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.

Davalılar vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine ve temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 28.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?