Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2021/7635 K.2025/5524
Özet: Mahalli mahkemenin beraat ettiği sanıkların, icraî davranışla görevi kötüye kullanma suçundan dolayı 8 yıllık dava zamanaşımı süresi içinde tespit edilen kusur sebebiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi kapsamında 1412 sayılı Kanunun 321. maddesi uyarınca ikincil kararla bozulduğunu, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddeleri gereği sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı düşmesine 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/362 Esas, 2016/387 Karar
SUÇ: İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların eylemlerinin sübutu halinde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği, bu suçun 5237 sayılı Kanun'un 257/2. madde ve fıkrasında öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 13.10.2015 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, zamanaşımını kesen başkaca bir sebebin de bulunmadığı anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SAYISI: 2015/362 Esas, 2016/387 Karar
SUÇ: İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların eylemlerinin sübutu halinde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği, bu suçun 5237 sayılı Kanun'un 257/2. madde ve fıkrasında öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 13.10.2015 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, zamanaşımını kesen başkaca bir sebebin de bulunmadığı anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.