‹ Ana sayfa
Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2017/3073 K.2021/1634

Esas No: 2017/3073 · Karar No: 2021/1634 · Karar Tarihi: 07.04.2021
Özet: 1) Uyuşmazlık, Bodrum ilçe emniyet müdürlüğünde görev yapan polis memurunun sanığın, trafik regülasyonunu ihlal ettiği sırada sanığa yönelik rüşvet vermeye teşebbüs ettiği iddiası üzerine yürütülen başkaldırı ve suçun tanımıdır. 2) Mahkeme, sanığın kamu görevlisi olarak rüşvet vermeye teşebbüs ettiği hususunu reddederek, 5237 sayılı TCK’nin 252/3 maddesine göre nitelikli rüşvete ilişkin kanun hükmünü güçlükle uygulayamayacağını, idari yaptırımın hem uygulanıp uygulanmadığını hem de kesinleşip kesinleşmediğini araştırmadan karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararını bozmuştur.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Rüşvet vermeye teşebbüs

HÜKÜM: Hükmün açıklanması suretiyle atılı suçtan mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bodrum ilçe emniyet müdürlüğünde yunus ekibi olarak görev yapan polis memuru mağdurların olay günü ... barlar sokağında aracı ile trafiğe kapalı olan caddeye giriş yapması nedeniyle sanığı önce ikaz ettikleri, ancak kısa bir süre sonra aynı kuralı ihlal ettiğini görünce sanığın kullandığı aracı durdurdukları ve sanığa hakkında işlem yapılmak üzere trafik ekibinin olay yerine çağrılacağının bildirilmesi üzerine sanığın eline sıkıştırdığı miktarı belirlenemeyen parayı polis memuru...'a yaklaşarak uzattığı, adı geçen mağdurun kendisine para verilmeye çalışıldığını fark edince bu hususta tutanak düzenlediği iddia ve kabul edilen dava konusu somut olayda mahkemece sanığın kamu görevlisi mağduru yapması gereken bir işi yapmaması için rüşvet vermeye teşebbüs ettiği kabul edilmiş ise de; suç niteliğinin tayini bakımından, olay günü sanık hakkında trafik cezası işlemi uygulanıp uygulanmadığı, uygulanmış ise bu cezanın kesinleşip kesinleşmediği hususları araştırılmadan, bir idari yaptırım uygulanmış ise kesinleşmiş onaylı örneği dosya arasına alınmadan, 5237 sayılı TCK'nin, 05/07/2012 günü yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde "rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin, yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlamasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarıldığı, görevin gereklerine aykırı olarak bir işin yapılması veya yapılmaması için rüşvet teklifinde bulunulması durumunda suçun icra hareketleri başlamış olacağından rüşvete teşebbüs, haklı bir hususun temini için rüşvet önerilmesi halinde ise koşullarının bulunması durumunda eylemin kamu görevlisinin şeref ve saygınlığına saldırı niteliğinde olması nedeniyle aynı Yasa'nın 125/3. maddesinde düzenlenen kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturacağı gözetilmeden, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
TCK'nin 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve E. 2014/140, K. 2015/85 sayılı iptal Kararıyla ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 07/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?