Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2017/1396 K.2017/5142
Özet: Uyushmazlık, sahtecilik, zimmet, dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlarından şüphelilerin soruşturma evresi sonunda yasalara uygun soruşturma yapılmadığı gerekçesiyle “kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar”ın bozulmasıdır. Mahkeme, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmadığını tespit ederek, 2016/1736 sayılı kararın CMK 309. maddesi uyarınca bozulturmuş ve dosyayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir.
Resmi belgede sahtecilik, zimmet, dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanmak suçlarından şüpheliler Y. B., N. A., H. A. A., M. K. ve F. K. haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 31/03/2016 tarihli ve 2016/14001 soruşturma, 2016/7580 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy
1. Sulh Ceza Hakimliğinin 11/08/2016 tarihli ve 2016/1736 değişik iş sayılı kararının;
5271 sayılı Kanunun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanunun 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanunun 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanunun kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanunun 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, somut olayda müştekiler vekilinin şüpheliler hakkında resmi belgede sahtecilik, zimmet, dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlarını işlediklerine yönelik iddiaları üzerine hiçbir araştırma yapılmaksızın şikayet dilekçesi akabinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, müşteki ve şüpheli beyanlarının alınması, kooperatife ilişkin tüm defter ve belgelerin getirtilerek bilirkişi incelemesinin yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli, 08/03/2017 gün ve 94660652-105-34-122-2017-Kyb sayılı Kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden talebin kabulü ile Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliğince verilen 11/08/2016 tarihli ve 2016/1736 Değişik İş sayılı Kararın CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine nazaran müteakip işlemlerin merciince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
1. Sulh Ceza Hakimliğinin 11/08/2016 tarihli ve 2016/1736 değişik iş sayılı kararının;
5271 sayılı Kanunun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanunun 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanunun 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanunun kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanunun 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, somut olayda müştekiler vekilinin şüpheliler hakkında resmi belgede sahtecilik, zimmet, dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlarını işlediklerine yönelik iddiaları üzerine hiçbir araştırma yapılmaksızın şikayet dilekçesi akabinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, müşteki ve şüpheli beyanlarının alınması, kooperatife ilişkin tüm defter ve belgelerin getirtilerek bilirkişi incelemesinin yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli, 08/03/2017 gün ve 94660652-105-34-122-2017-Kyb sayılı Kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden talebin kabulü ile Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliğince verilen 11/08/2016 tarihli ve 2016/1736 Değişik İş sayılı Kararın CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine nazaran müteakip işlemlerin merciince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.