Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2016/2483 K.2019/10053
Özet: Uyuşmazlık; mahkeme, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ile zimmet suçunu araştırdı. Mahkeme, sanıkları hapis cezasıyla cezalandırdı ve bu hapis cezasının tatbik edilmesinden dolayı mahkum etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Tayin olunan cezaların miktarına göre yasal koşulları bulunmadığından sanık ... müdafin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Tebliğnamede isimlerine yer verilen sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında bir temyiz bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
CMK'nın 150/2-3. maddeleri gereğince sanığa zorunlu müdafi atanması için alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suç olması gerektiği, somut olayda ise bu unsurların gerçekleşmediği anlaşılmakla tebliğnamedeki sanık ... yönünden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, zimmete konu miktar nazara alınarak temel cezanın hak, nesafet ve cezanın bireyselleştirilmesi ölçütlerine uygun bir şekilde TCK'nın 3 ve 61. maddeleri uyarınca alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik ceza tayin edilmesi ile yüklenen suçu TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilen sanıklar hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından, TCK'nın 247/2. maddesi uyarınca belirlenen cezadan aynı Kanunun 43/1. maddesi ile yapılan artırım sonrasında hapis cezasının 8 yıl 16 ay 15 gün yerine 9 yıl 4 ay 15 gün olarak fazla belirlenmesi ise sonuç ceza doğru olarak tayin edildiğinden bozma nedeni yapılmamış, Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53/1. maddesiyle ilgili iptal Kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle kurulan mahkumiyet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanıklar müdafilerin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA 22/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Tayin olunan cezaların miktarına göre yasal koşulları bulunmadığından sanık ... müdafin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Tebliğnamede isimlerine yer verilen sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında bir temyiz bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
CMK'nın 150/2-3. maddeleri gereğince sanığa zorunlu müdafi atanması için alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suç olması gerektiği, somut olayda ise bu unsurların gerçekleşmediği anlaşılmakla tebliğnamedeki sanık ... yönünden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, zimmete konu miktar nazara alınarak temel cezanın hak, nesafet ve cezanın bireyselleştirilmesi ölçütlerine uygun bir şekilde TCK'nın 3 ve 61. maddeleri uyarınca alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik ceza tayin edilmesi ile yüklenen suçu TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilen sanıklar hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından, TCK'nın 247/2. maddesi uyarınca belirlenen cezadan aynı Kanunun 43/1. maddesi ile yapılan artırım sonrasında hapis cezasının 8 yıl 16 ay 15 gün yerine 9 yıl 4 ay 15 gün olarak fazla belirlenmesi ise sonuç ceza doğru olarak tayin edildiğinden bozma nedeni yapılmamış, Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53/1. maddesiyle ilgili iptal Kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle kurulan mahkumiyet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanıklar müdafilerin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA 22/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.