Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2014/1125 K.2016/2825
Özet: İçtihat Metni Mahkemesi, sanığın 27/07/2004 tarihli icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve kasten yaralama suçlarından dolayı 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca zamanaşımını kabul ederek, 321. maddeye göre kararını bozmuş, 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesine dayanarak mahkumiyet kararını davasının zamanaşımı nedeniyle düşürmüştür.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: İcrai davranışla görevi kötüye kullanma, kasten yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın işlediği iddia edilen icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve kasten yaralama suçlarının; 765 sayılı TCK'nın 240 ve 456. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen yedi yıl altı aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımını durduran süreler de dikkate alındığında 27/07/2004 olan suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 17/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: İcrai davranışla görevi kötüye kullanma, kasten yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın işlediği iddia edilen icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve kasten yaralama suçlarının; 765 sayılı TCK'nın 240 ve 456. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen yedi yıl altı aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımını durduran süreler de dikkate alındığında 27/07/2004 olan suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 17/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.