Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2013/8619 K.2015/11795
Özet: Uyuşmazlık, avukat olarak görevli sanığın katılanın senet ve çeklerini icra takibine koymamak suretiyle görevi kötüye kullanması nedeniyle TCK 257/2 ve 43/1 maddelerine uygun şekilde suçun işlenip işlenmediği üzerineydi. Mahkeme, sanığın hak ve yetkinin kötüye kullanılmasını önlemek için cezanın yarısından bir katına kadar bu hakların kullanımını yasaklamayı gerektirdiğini kabul ederek, kararını 22/05/2015 tarihinde oybirliğiyle bozdu.
Tebliğname No: 5 - 2013/128156
MAHKEMESİ: Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 25/12/2012 (Asıl Karar) 05/03/2013 (Ek Karar)
NUMARASI: 2011/292 Esas, 2012/474 Karar
SUÇ: Görevi kötüye kullanma
Mahalli mahkemece verilen hüküm ve ek karar temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen ve 28/01/2013 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 25/02/2013 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; temyiz isteminin reddine dair 05/03/2013 günlü ek karar usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanığın temyiz itirazlarının reddiyle ek kararın ONANMASINA,
Sanık hakkında verilen hükme yönelik katılanın temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Avukat olarak görevli bulunan sanığın, katılan tarafından bir kısmı bizzat kendisine bir kısmı yanında çalışan kişiye tahsil edilmesi için değişik tarihlerde bırakılan senetler ve çeki icra takibine koymamak suretiyle katılanın mağduriyetine sebep olması biçiminde gerçekleştiği kabul edilen eylemlerinin TCK'nın 257/2, 43/1. maddelerine uyan zincirleme biçimde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanunun 257/1. maddesi ile hüküm kurulması,
Suçu TCK'nın 53/1-e maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sadece avukatlık hak ve yetkisinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilerek sınırlı uygulama yapılması,
Sanığın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların CMK'nın 231/11. maddesi gereğince ele alınması için ihbarda bulunulması gerektiğinin nazara alınmaması,
Kanuna aykırı, katılanın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 25/12/2012 (Asıl Karar) 05/03/2013 (Ek Karar)
NUMARASI: 2011/292 Esas, 2012/474 Karar
SUÇ: Görevi kötüye kullanma
Mahalli mahkemece verilen hüküm ve ek karar temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen ve 28/01/2013 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 25/02/2013 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; temyiz isteminin reddine dair 05/03/2013 günlü ek karar usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanığın temyiz itirazlarının reddiyle ek kararın ONANMASINA,
Sanık hakkında verilen hükme yönelik katılanın temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Avukat olarak görevli bulunan sanığın, katılan tarafından bir kısmı bizzat kendisine bir kısmı yanında çalışan kişiye tahsil edilmesi için değişik tarihlerde bırakılan senetler ve çeki icra takibine koymamak suretiyle katılanın mağduriyetine sebep olması biçiminde gerçekleştiği kabul edilen eylemlerinin TCK'nın 257/2, 43/1. maddelerine uyan zincirleme biçimde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanunun 257/1. maddesi ile hüküm kurulması,
Suçu TCK'nın 53/1-e maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sadece avukatlık hak ve yetkisinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilerek sınırlı uygulama yapılması,
Sanığın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların CMK'nın 231/11. maddesi gereğince ele alınması için ihbarda bulunulması gerektiğinin nazara alınmaması,
Kanuna aykırı, katılanın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.