Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2013/7420 K.2014/10746
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından hüküm giymesi üzerine temyiz başvurusu; mahkeme, TCK 43/2 maddesinin uygulanmaması nedeniyle kısa süreli hapis cezasını adli para cezasına çevirmeyi kabul edip, hakaret suçundan hapis cezası tercih edilerek çelişki oluşturduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verdi.
Tebliğname No: 4 - 2011/166643
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. (Tuzla 1.) Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 21/09/2010
NUMARASI: 2009/508 Esas, 2010/742 Karar SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Yüklenen suçun birden fazla kamu görevlisine karşı işlendiği kabul edilmesine rağmen TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde ise; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen kısa süreli hapis cezası adli para cezasına çevrilmesine rağmen, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden hakaret suçundan kurulan hükümde seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edilmesi suretiyle çelişki oluşturulması, Temel cezanın doğrudan TCK'nın 125/3-a maddesi uyarınca tayini gerektiğinin gözetilmemesi, TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca en az l/4 oranında arttırım yapılması gerekirken yasada yer almayan 1/6 oranına yer verilmek suretiyle eksik ceza tayini, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 11/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. (Tuzla 1.) Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 21/09/2010
NUMARASI: 2009/508 Esas, 2010/742 Karar SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Yüklenen suçun birden fazla kamu görevlisine karşı işlendiği kabul edilmesine rağmen TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde ise; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen kısa süreli hapis cezası adli para cezasına çevrilmesine rağmen, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden hakaret suçundan kurulan hükümde seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edilmesi suretiyle çelişki oluşturulması, Temel cezanın doğrudan TCK'nın 125/3-a maddesi uyarınca tayini gerektiğinin gözetilmemesi, TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca en az l/4 oranında arttırım yapılması gerekirken yasada yer almayan 1/6 oranına yer verilmek suretiyle eksik ceza tayini, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 11/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.