Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2013/6793 K.2013/8753
Özet: Uyuşmazlık, sanığın kooperatiften satın aldığı parayı zimmetle kullanıp kullanılmadığı ve bu tutarın miktarı ile ilgili iddialarla ilgilidir; mahkeme, temyiz itirazlarını değerlendirerek Hazine ve Bakanlığın katılma taleplerini kabul etmiş, delilleri inceleyip sanığın zimmet suçundan hüküm girmiştir. Mahkeme kararıyla sanık 5/3/2013 tarihli kararla zimmet suçundan mahkum edilmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmü 20/02/2013 havale tarihli dilekçe ile temyiz etmesi karşısında 3628 sayılı Yasanın 18. maddesinin ve CMK'nın 237/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Hazine'nin katılma talebinin kabulüne, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının katılma talebinin mahallinde değerlendirilmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Tanık ...'un kooperatifin, Orman İşletme Müdürlüğünden temin ettiği emvali, ihaleye girerek 3.250 TL karşılığında kooperatiften satın aldığını ve parayı sanığa bizzat teslim ettiğini beyan etmesi, sanığın 17/07/2007 tarihli celsedeki savunmasında, ...'tan bu parayı aldığını ve kooperatife traktör alımında kullandıklarını, ancak traktörün satışı yapılamayınca parayı satıcıdan geri alıp kooperatifin Maliyeye olan borçlarını ödediklerini savunması karşısında; bu hususlar araştırılarak, paranın savunmada belirtildiği gibi kullanılmayarak, sanığın uhdesinde kaldığının tespiti halinde, eylemin zincirleme nitelikli zimmet suçunu oluşturabileceği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm tesisi;
Kabule göre de;
Mahkemece kabul edilen bilirkişi raporuna göre, zimmete geçirilen miktarın 2.366 TL olduğu, bu miktarın suç tarihine göre Dairemiz uygulamalarında hafif kabul edildiği, bu itibarla da 765 sayılı TCK'nın 219/3 ile 5237 sayılı TCK'nın 249. maddelerine göre değer azlığı hükümlerinin tatbik edilip edilmeyeceğinin tartışılması ve lehe yasanın buna göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/12/2008 gün ve 2008/146-235 sayılı Kararına ve 5237 sayılı TCK'nın 55/1. maddesine göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda zimmetin maddi konusunu oluşturan değerlerin müsaderesine karar verilemeyeceği gözetilmeden suçun karşılığı olan değerlerin müsaderesine hükmedilmesi,
Zimmet suçundan hüküm kurulurken temel cezanın alt sınırdan belirlenmesine rağmen, TCK'nın 53/5. maddesi ile hak yoksunluğuna hükmolunurken orantılılık ilkesine aykırı olarak yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden alt sınırdan uzaklaşılarak uygulama yapılması,
5237 sayılı Yasanın 53/1-d maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle suç işleyen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesi uyarınca “cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar 53/1-d maddesindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına” karar verilmesi yerine, öngörülen yasaklamanın suç sırasındaki göreviyle sınırlı tutularak yazılı şekilde sadece “kooperatif yöneticisi ve denetçisi olmaktan yasaklanmasına” şeklinde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmü 20/02/2013 havale tarihli dilekçe ile temyiz etmesi karşısında 3628 sayılı Yasanın 18. maddesinin ve CMK'nın 237/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Hazine'nin katılma talebinin kabulüne, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının katılma talebinin mahallinde değerlendirilmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Tanık ...'un kooperatifin, Orman İşletme Müdürlüğünden temin ettiği emvali, ihaleye girerek 3.250 TL karşılığında kooperatiften satın aldığını ve parayı sanığa bizzat teslim ettiğini beyan etmesi, sanığın 17/07/2007 tarihli celsedeki savunmasında, ...'tan bu parayı aldığını ve kooperatife traktör alımında kullandıklarını, ancak traktörün satışı yapılamayınca parayı satıcıdan geri alıp kooperatifin Maliyeye olan borçlarını ödediklerini savunması karşısında; bu hususlar araştırılarak, paranın savunmada belirtildiği gibi kullanılmayarak, sanığın uhdesinde kaldığının tespiti halinde, eylemin zincirleme nitelikli zimmet suçunu oluşturabileceği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm tesisi;
Kabule göre de;
Mahkemece kabul edilen bilirkişi raporuna göre, zimmete geçirilen miktarın 2.366 TL olduğu, bu miktarın suç tarihine göre Dairemiz uygulamalarında hafif kabul edildiği, bu itibarla da 765 sayılı TCK'nın 219/3 ile 5237 sayılı TCK'nın 249. maddelerine göre değer azlığı hükümlerinin tatbik edilip edilmeyeceğinin tartışılması ve lehe yasanın buna göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/12/2008 gün ve 2008/146-235 sayılı Kararına ve 5237 sayılı TCK'nın 55/1. maddesine göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda zimmetin maddi konusunu oluşturan değerlerin müsaderesine karar verilemeyeceği gözetilmeden suçun karşılığı olan değerlerin müsaderesine hükmedilmesi,
Zimmet suçundan hüküm kurulurken temel cezanın alt sınırdan belirlenmesine rağmen, TCK'nın 53/5. maddesi ile hak yoksunluğuna hükmolunurken orantılılık ilkesine aykırı olarak yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden alt sınırdan uzaklaşılarak uygulama yapılması,
5237 sayılı Yasanın 53/1-d maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle suç işleyen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesi uyarınca “cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar 53/1-d maddesindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına” karar verilmesi yerine, öngörülen yasaklamanın suç sırasındaki göreviyle sınırlı tutularak yazılı şekilde sadece “kooperatif yöneticisi ve denetçisi olmaktan yasaklanmasına” şeklinde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.