Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2013/4918 K.2015/8494
Özet: Tarafın Görevi Kötüye Kullanma suçu ile ilgili temyiz başvurusu açıklandı; mahkeme, sonraki kanun değişikliklerini göz önünde bulundurarak failin lehine kanun ve hakları dikkate alındı; sonuç olarak yeşil karar 19/03/2015 tarihinde oybirliğiyle bozulmuş ve davanın durdurulması kararla onaylanmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi kötüye kullanma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunun 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanarak atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Şikayetçi ... vekilinin katılma talebi üzerine davaya katılmasından sonra şikayetçinin aynı celsede sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği ve CMK'nın 243. maddesi uyarınca katılma kararı hükümsüz kaldığı halde gerekçeli karar başlığında katılan olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 19/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Görevi kötüye kullanma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunun 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanarak atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Şikayetçi ... vekilinin katılma talebi üzerine davaya katılmasından sonra şikayetçinin aynı celsede sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği ve CMK'nın 243. maddesi uyarınca katılma kararı hükümsüz kaldığı halde gerekçeli karar başlığında katılan olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 19/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.