Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2013/14589 K.2015/17078
Özet: (1) Sanığın, İstanbul Barosuna kayıtlı avukatı olarak vekalet ücreti ve masraf almasına rağmen alacağının tahsiline yönelik işlem yapmaması nedeniyle görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddia edildi. (2) Mahkeme, mahkemenin kararını bozalak, TCK ve ilgili kanun hükümlerini dikkate alarak sanığın hapis cezasını kaldırarak hükmü iptal etti.
Tebliğname No: 5 - 2013/12553
MAHKEMESİ: Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 22/11/2012
NUMARASI: 2012/285 Esas, 2012/472 Karar
SUÇ: Görevi kötüye kullanma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, vekalet ücreti ve masraf almasına rağmen alacağının tahsiline yönelik işlem yapmayarak katılanın mağduriyetine neden olduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanığın S.. N.. isimli şahsa verilmek üzere katılan tarafından 5.000 TL'nin hesabına gönderildiğini savunması, vekaletnamenin paranın gönderildiği 27/01/2010 tarihinden sonra, 12/02/2010 tarihinde düzenlenmesi karşısında, savunma doğrultusunda adı geçen şahsın tanık sıfatıyla dinlenilmesi, Bakırköy 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/964 Esas sayılı dava dosyasının onaylı örneğinin alınmasından sonra iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın eyleminin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu düzenleyen TCK’nın 257/2. maddesine uyduğu gözetilmeden aynı Kanunun 257/1. maddesi uygulanarak hüküm kurulması,
Dosya kapsamıyla uyumlu olmayan ''suçun işlenmesindeki özelliklere göre tanzim edilen evrak sayısı dikkate alınarak'' şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle teşdiden ceza tayin edilmesi,
Sanığın lehe hükümlerin uygulanması talebi karşısında, TCK'nın 50. maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceği hususunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
Adli sicil kaydına göre mükerrir olduğu anlaşılan sanık hakkında TCK'nın 58/6-7. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanığın TCK'nın 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle yüklenen suçu işlediği kabul edilmesine rağmen, aynı Kanunun 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmemesi,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı Kararının Resmi Gazetenin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz ittirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 07/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 22/11/2012
NUMARASI: 2012/285 Esas, 2012/472 Karar
SUÇ: Görevi kötüye kullanma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, vekalet ücreti ve masraf almasına rağmen alacağının tahsiline yönelik işlem yapmayarak katılanın mağduriyetine neden olduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanığın S.. N.. isimli şahsa verilmek üzere katılan tarafından 5.000 TL'nin hesabına gönderildiğini savunması, vekaletnamenin paranın gönderildiği 27/01/2010 tarihinden sonra, 12/02/2010 tarihinde düzenlenmesi karşısında, savunma doğrultusunda adı geçen şahsın tanık sıfatıyla dinlenilmesi, Bakırköy 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/964 Esas sayılı dava dosyasının onaylı örneğinin alınmasından sonra iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın eyleminin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu düzenleyen TCK’nın 257/2. maddesine uyduğu gözetilmeden aynı Kanunun 257/1. maddesi uygulanarak hüküm kurulması,
Dosya kapsamıyla uyumlu olmayan ''suçun işlenmesindeki özelliklere göre tanzim edilen evrak sayısı dikkate alınarak'' şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle teşdiden ceza tayin edilmesi,
Sanığın lehe hükümlerin uygulanması talebi karşısında, TCK'nın 50. maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceği hususunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
Adli sicil kaydına göre mükerrir olduğu anlaşılan sanık hakkında TCK'nın 58/6-7. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanığın TCK'nın 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle yüklenen suçu işlediği kabul edilmesine rağmen, aynı Kanunun 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmemesi,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı Kararının Resmi Gazetenin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz ittirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 07/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.