Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2013/10123 K.2014/12118
Özet: Mahkeme, Asliye Ceza Mahkemesi’nin “Görevi yaptırmamak için direnme” suçuna ilişkin mahkumiyet kararını, gerekçesiz kısıtlı açıklaması ve TCK 43/2’nin uygulanmaması nedeniyle, 5320 sayılı Kanun ve CMUK 321, 326 maddeleriyle bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek,
gereği düşünüldü: Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanığı, katılanı, C. Savcısını ve herkesi tatmin edecek, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması gerektiği nazara alınarak, Yargıtayın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararındaki gerekçeye atıfla yazılı şekilde gerekçeden yoksun olarak hüküm kurulması, Kabule göre de; Sanığın savunması, şikayetçilerin beyanları, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre polis memurlarının görevlerinin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanarak kelepçe takması sırasındaki pasif direnme niteliğindeki eylemin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Kabule göre de; Yüklenen suçun birden fazla kamu görevlisine karşı işlenmesine karşın, sanık hakkında TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanmaması, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 03/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek,
gereği düşünüldü: Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanığı, katılanı, C. Savcısını ve herkesi tatmin edecek, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması gerektiği nazara alınarak, Yargıtayın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararındaki gerekçeye atıfla yazılı şekilde gerekçeden yoksun olarak hüküm kurulması, Kabule göre de; Sanığın savunması, şikayetçilerin beyanları, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre polis memurlarının görevlerinin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanarak kelepçe takması sırasındaki pasif direnme niteliğindeki eylemin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Kabule göre de; Yüklenen suçun birden fazla kamu görevlisine karşı işlenmesine karşın, sanık hakkında TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanmaması, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 03/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.