Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/9298 K.2013/7439
Özet: Sanığın islenmiş eylemlerinin ikna suretiyle irtikap suçunu oluşturduğu kabul edilip, öylece emniyeti suistimal suçuna gelmesi ve bu suçun zamanaşımı süresinin hesaba katılması hatalı sayılarak, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, mahkemenin kararını 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri uyarınca, CMUK'nın 321. maddesi çerçevesinde bozup, 01/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: İkna sureti ile irtikap
HÜKÜM: Sanığın eylemlerinin emniyeti suistimal suçunu oluşturduğunun kabulü ile kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığa isnat edilen eylemlerin bir kısmının ikna suretiyle irtikap suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında ve buna bağlı olarak zamanaşımı süresinin hesabında yanılgıya düşülerek emniyeti suistimal suçunu oluşturduğunun kabulü ile yazılı şekilde düşme kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak ikna sureti ile irtikap suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde belirlenen 8 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu ve zamanaşımını kesen son işlem olan 07/10/2002 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 01/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: İkna sureti ile irtikap
HÜKÜM: Sanığın eylemlerinin emniyeti suistimal suçunu oluşturduğunun kabulü ile kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığa isnat edilen eylemlerin bir kısmının ikna suretiyle irtikap suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında ve buna bağlı olarak zamanaşımı süresinin hesabında yanılgıya düşülerek emniyeti suistimal suçunu oluşturduğunun kabulü ile yazılı şekilde düşme kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak ikna sureti ile irtikap suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde belirlenen 8 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu ve zamanaşımını kesen son işlem olan 07/10/2002 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 01/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.