Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/8771 K.2013/8005
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların kamu görevlilerine karşı görev yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleri nedeniyle TCK 43/2 ve 265/4 maddelerinin uygulanmamasıyla ilgili temyiz talepleridir. Mahkeme, bu temyiz itirazlarını reddederek mahkümiyet kararını onaylamış ve sanıkların denetim süreleri ile tekerrür uygulamaları konusunda düzenlemeleri düzelterek kararını sürdürmüştür.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında kurulan mahkümiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Sanığın birden fazla kamu görevlisine karşı gerçekleştirdiği görevi yaptırmamak için direnme eylemi nedeniyle TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanığın temyiz itirazlarının reddiyle eleştirilen husus dışında usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkümiyet hükümlerinin temyiz incelemesine gelince;
Sanıkların direnme suçunu içlerinden biri silahtan sayılan taş kullanarak birden fazla kişi tarafından birlikte ve birden fazla kamu görevlisine karşı işlemelerine rağmen TCK'nın 43/2 ve 265/4. maddelerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK'nın 58/5. maddesi uyarınca sanık ...'nün 18 yaşını doldurmadan önceki döneme ait suçtan kaynaklanan sabıkası nedeniyle hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinin (4), (5) ve (6). fıkralarında yer alan "Hakim mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir" şeklindeki düzenlemeler uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olduğu, bu itibarla hükümlülük kararında mükerrir olan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlama sonucunu doğuracak şekilde denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, “sanık ... hakkındaki hüküm fıkralarında yer alan denetim sürelerinin ve Şükrü hakkındaki hüküm fıkrasında yer alan tekerrür uygulamasına ilişkin 6. nolu bendin” hüküm fıkralarından tümüyle çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında kurulan mahkümiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Sanığın birden fazla kamu görevlisine karşı gerçekleştirdiği görevi yaptırmamak için direnme eylemi nedeniyle TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanığın temyiz itirazlarının reddiyle eleştirilen husus dışında usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkümiyet hükümlerinin temyiz incelemesine gelince;
Sanıkların direnme suçunu içlerinden biri silahtan sayılan taş kullanarak birden fazla kişi tarafından birlikte ve birden fazla kamu görevlisine karşı işlemelerine rağmen TCK'nın 43/2 ve 265/4. maddelerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK'nın 58/5. maddesi uyarınca sanık ...'nün 18 yaşını doldurmadan önceki döneme ait suçtan kaynaklanan sabıkası nedeniyle hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinin (4), (5) ve (6). fıkralarında yer alan "Hakim mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir" şeklindeki düzenlemeler uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olduğu, bu itibarla hükümlülük kararında mükerrir olan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlama sonucunu doğuracak şekilde denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, “sanık ... hakkındaki hüküm fıkralarında yer alan denetim sürelerinin ve Şükrü hakkındaki hüküm fıkrasında yer alan tekerrür uygulamasına ilişkin 6. nolu bendin” hüküm fıkralarından tümüyle çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.