Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/8088 K.2013/5391
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 23 Mayıs 2009’da bir jandarma görevlisine gelecekteki hırsızlık eylemi karşılığında rüşvet teklif etmesi ve bu teklifi kabul edip şartların gerçekleşmemesi üzerine kurulmuştur; mahkeme, şarta bağlı rüşvet sözleşmesinin geçerli olmadığını ve suçun oluşmadığını belirterek kararını iptal etmiş, hükmü bozmuştur. Mahkeme, 20 Mayıs 2013’te oybirliğiyle sanığın cezasının kaldırılmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Rüşvet vermeye teşebbüs
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 18/09/2012 tarih ve 2012/420 Esas, 2012/1771 K. sayılı kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suçunu kapsadığı anlaşıldığından, anılan Kanunun rüşvet suçu yönünden getirdiği düzenlemeler de gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığın suç tarihi olan 23/05/2009'da ... İlçe Jandarma Komutanlığında Uzman Jandarma Çavuş olarak görev yapan ...'ün yanına gelerek "... Köyünde bulunan eski Hava Radar Üs Bölgesinde bulunan 4 adet büyük jeneratörü ...'da demir alım satım işi yapan birine 60.000 TL karşılığı satacağını, devriye faaliyeti icra ettiği bir gün geceleyin saat 24:00'den 03:00 sularına kadar göz yumması halinde buna karşılık 15.000 TL vereceğini" söylediği, ...'ün bu teklifi karakol komutanına aktarması üzerine, komutanın "sessiz durmasını, beklemede olmalarını, takipte bulunmalarını" söylediği ve tanıklarla birlikte 23/05/2009 tarihli tutanağı tuttukları, sanığın gelecekte icra edeceği hırsızlık olayı ile ilgili olarak herhangi bir işlem yapmaması karşılığında müştekiye rüşvet teklif ettiği kabul edilmişse de, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04/05/1987 gün ve 600/245 sayılı Kararında vurgulandığı gibi rüşvet suçunun konusu, işin yapılması veya yapılmaması olduğundan, şarta bağlı rüşvet sözleşmesinin yapılamayacağı, zira şart gerçekleşmediğinde rüşvet sözleşmesinin gereğinin yerine getirilmeyeceği, başka bir anlatımla anlaşma konusunun ortadan kalkacağı, somut olayda müştekinin bu tekliften sonra 01/07/2009 tarihinde tayini çıkarak ilçeden ayrıldığı, hırsızlık olayının 22/07/2009 tarihinde meydana geldiği anlaşılması karşısında; şarta bağlı olan teklifin rüşvet suçuna vücut vermeyeceği, bu nedenle de, sübutu kabul edilen eylemin kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 20/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Rüşvet vermeye teşebbüs
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 18/09/2012 tarih ve 2012/420 Esas, 2012/1771 K. sayılı kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suçunu kapsadığı anlaşıldığından, anılan Kanunun rüşvet suçu yönünden getirdiği düzenlemeler de gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığın suç tarihi olan 23/05/2009'da ... İlçe Jandarma Komutanlığında Uzman Jandarma Çavuş olarak görev yapan ...'ün yanına gelerek "... Köyünde bulunan eski Hava Radar Üs Bölgesinde bulunan 4 adet büyük jeneratörü ...'da demir alım satım işi yapan birine 60.000 TL karşılığı satacağını, devriye faaliyeti icra ettiği bir gün geceleyin saat 24:00'den 03:00 sularına kadar göz yumması halinde buna karşılık 15.000 TL vereceğini" söylediği, ...'ün bu teklifi karakol komutanına aktarması üzerine, komutanın "sessiz durmasını, beklemede olmalarını, takipte bulunmalarını" söylediği ve tanıklarla birlikte 23/05/2009 tarihli tutanağı tuttukları, sanığın gelecekte icra edeceği hırsızlık olayı ile ilgili olarak herhangi bir işlem yapmaması karşılığında müştekiye rüşvet teklif ettiği kabul edilmişse de, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04/05/1987 gün ve 600/245 sayılı Kararında vurgulandığı gibi rüşvet suçunun konusu, işin yapılması veya yapılmaması olduğundan, şarta bağlı rüşvet sözleşmesinin yapılamayacağı, zira şart gerçekleşmediğinde rüşvet sözleşmesinin gereğinin yerine getirilmeyeceği, başka bir anlatımla anlaşma konusunun ortadan kalkacağı, somut olayda müştekinin bu tekliften sonra 01/07/2009 tarihinde tayini çıkarak ilçeden ayrıldığı, hırsızlık olayının 22/07/2009 tarihinde meydana geldiği anlaşılması karşısında; şarta bağlı olan teklifin rüşvet suçuna vücut vermeyeceği, bu nedenle de, sübutu kabul edilen eylemin kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 20/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.