Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku Miras Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/7462 K.2013/6577
Özet: Uyuşmazlık, Denizli Barosunda kayıtlı avukat olan sanığın, müvekkillerinin talimatı ve bilgisi olmadan miras reddi davasında feragat beyanı yapması, icra dosyalarını işlemsiz bırakması ve alacaklı vekili olarak hacz kaldırma işlemleriyle ilgili haksız menfaat sağlaması iddialarını içeriyor. Mahkeme, sanığın görevini kötüye kullanarak davacıların mağduriyetine sebep olduğunu belirterek mahkumiyet kararı verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Denizli Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın; katılan ...'ün kendi adına asaleten ve oğlu Kayhan adına velayeten ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/744 Esasına kayden açtığı mirasın reddi davasında davacıların vekilliğini üstlendiği halde müvekkillerin talimatları ve haberi olmaksızın 11/04/2007 tarihli duruşmada davadan feragat edip mağduriyetlerine neden olduğu, katılan ...'ün ölen eşi ...'ün vekili sıfatıyla yürüttüğü toplam 11 adet icra dosyasını şikayet tarihi itibariyle 7 ay ile 1 yıl arasında değişen sürelerle işlemsiz bıraktığı, vekillik görevi sona erdiği halde alacaklı vekili sıfatıyla ... İcra Müdürlüğünün 2006/304 ve 309 sayılı dosyaları üzerinden tahsilat yaptığı gibi aynı yer icra müdürlüğünün 2006/311 Esas sayılı dosyasında da haczin kaldırılması talebinde bulunarak mirasçıların mağduriyetlerine neden olduğunun iddia olunması karşısında;
Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi aşamasında, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesini zorunlu kılan CMK'nın 230/1-b maddesi kapsamında; muris ... 'ün mirasının reddine dair açılan davadan feragat edilmesi hususunda mirasçıların ve murisin kardeşlerinin bilgisi ve rızası bulunduğuna ilişkin tanık ...'nın ifadesine neden itibar edilmediğinin denetime olanak verecek şekilde gerekçesinin gösterilmesi, bu konuda tanıklar ... ve ...'ün tanık sıfatıyla dinlenmesi, ifadeler arasında çelişki ortaya çıkması halinde bunun giderilmesi, ... İcra Müdürlüğünün 2006/1391 Esas sayılı dosyasının ve bu dosyada rehin konusu olduğu anlaşılan 20 LP 844 plakalı traktörün satış bedelini gösteren belgelerin getirtilmesi, savunmanın denetlenmesi bakımından; murisin terekesi tüm aktif ve pasifleriyle belirlenip, 11/04/2007 tarihli feragat beyanından önce murisin borçlarının bir kısmının ... tarafından İş Bankası ... Şubesine ödenmesinin ve mirasın reddi davası açıldıktan sonra muris adına daha önce başlatılan icra takiplerinin sürdürülmesinin Türk Medeni Kanununun 610/2. maddesine göre mirasın reddi hakkının düşmesi sonucunu doğurup doğurmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması; bazı icra dosyalarının 1 yıla varan sürelerle takipsiz bırakılması iddiası ile ilgili olarak, eylem tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanununun 397. maddesine göre, sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça vekalet ilişkisinin, gerek vekilin gerekse müvekkilin ölümüyle sona ereceği gözetildiğinde, 28/06/2006 tarihinde ölen ... adına daha önce başlatılan icra takiplerinin sanık tarafından vekil sıfatıyla sürdürülebilmesi için mirasçılar tarafından vekaletname verilmesi zorunlu olduğundan varsa buna ilişkin vekaletname örneklerinin getirtilmesi, 2006/304 ve 309 Esas sayılı icra dosyalarında yapıldığı bildirilen tahsilatların sanık tarafından hak sahiplerine ödenmediği yönünde iddianamede bir anlatım da olmadığı gözetilerek, bu eylemlerin kişilerin mağduriyetine, kamunun zararına ya da kişilere haksız bir menfaat sağlanmasına ne şekilde sebep olduğunun denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi; 2006/311 Esas sayılı icra takip dosyasında borçlulardan Süleyman Aktar adına kayıtlı olup daha önce haczedilen iki taşınmazdan biri üzerindeki haciz şerhinin sanık tarafından 15/01/2007 tarihinde kaldırılması iddiası ile ilgili olarak ise, bu işlemde alacaklı mirasçılarının bilgisi ve rızası olup olmadığının ve haczin kaldırılması işleminin, borçlu tarafından borcun ödenmesi için kredi çekilirken teminat olarak gösterilmek üzere yapılıp yapılmadığının belirlenmesi bakımından Süleyman Aktar'ın tanık sıfatıyla dinlenmesi ve bu işlem nedeniyle katılanların mağduriyetinin olup olmadığının tespiti için söz konusu dosyanın yeniden getirtilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Denizli Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın; katılan ...'ün kendi adına asaleten ve oğlu Kayhan adına velayeten ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/744 Esasına kayden açtığı mirasın reddi davasında davacıların vekilliğini üstlendiği halde müvekkillerin talimatları ve haberi olmaksızın 11/04/2007 tarihli duruşmada davadan feragat edip mağduriyetlerine neden olduğu, katılan ...'ün ölen eşi ...'ün vekili sıfatıyla yürüttüğü toplam 11 adet icra dosyasını şikayet tarihi itibariyle 7 ay ile 1 yıl arasında değişen sürelerle işlemsiz bıraktığı, vekillik görevi sona erdiği halde alacaklı vekili sıfatıyla ... İcra Müdürlüğünün 2006/304 ve 309 sayılı dosyaları üzerinden tahsilat yaptığı gibi aynı yer icra müdürlüğünün 2006/311 Esas sayılı dosyasında da haczin kaldırılması talebinde bulunarak mirasçıların mağduriyetlerine neden olduğunun iddia olunması karşısında;
Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi aşamasında, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesini zorunlu kılan CMK'nın 230/1-b maddesi kapsamında; muris ... 'ün mirasının reddine dair açılan davadan feragat edilmesi hususunda mirasçıların ve murisin kardeşlerinin bilgisi ve rızası bulunduğuna ilişkin tanık ...'nın ifadesine neden itibar edilmediğinin denetime olanak verecek şekilde gerekçesinin gösterilmesi, bu konuda tanıklar ... ve ...'ün tanık sıfatıyla dinlenmesi, ifadeler arasında çelişki ortaya çıkması halinde bunun giderilmesi, ... İcra Müdürlüğünün 2006/1391 Esas sayılı dosyasının ve bu dosyada rehin konusu olduğu anlaşılan 20 LP 844 plakalı traktörün satış bedelini gösteren belgelerin getirtilmesi, savunmanın denetlenmesi bakımından; murisin terekesi tüm aktif ve pasifleriyle belirlenip, 11/04/2007 tarihli feragat beyanından önce murisin borçlarının bir kısmının ... tarafından İş Bankası ... Şubesine ödenmesinin ve mirasın reddi davası açıldıktan sonra muris adına daha önce başlatılan icra takiplerinin sürdürülmesinin Türk Medeni Kanununun 610/2. maddesine göre mirasın reddi hakkının düşmesi sonucunu doğurup doğurmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması; bazı icra dosyalarının 1 yıla varan sürelerle takipsiz bırakılması iddiası ile ilgili olarak, eylem tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanununun 397. maddesine göre, sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça vekalet ilişkisinin, gerek vekilin gerekse müvekkilin ölümüyle sona ereceği gözetildiğinde, 28/06/2006 tarihinde ölen ... adına daha önce başlatılan icra takiplerinin sanık tarafından vekil sıfatıyla sürdürülebilmesi için mirasçılar tarafından vekaletname verilmesi zorunlu olduğundan varsa buna ilişkin vekaletname örneklerinin getirtilmesi, 2006/304 ve 309 Esas sayılı icra dosyalarında yapıldığı bildirilen tahsilatların sanık tarafından hak sahiplerine ödenmediği yönünde iddianamede bir anlatım da olmadığı gözetilerek, bu eylemlerin kişilerin mağduriyetine, kamunun zararına ya da kişilere haksız bir menfaat sağlanmasına ne şekilde sebep olduğunun denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi; 2006/311 Esas sayılı icra takip dosyasında borçlulardan Süleyman Aktar adına kayıtlı olup daha önce haczedilen iki taşınmazdan biri üzerindeki haciz şerhinin sanık tarafından 15/01/2007 tarihinde kaldırılması iddiası ile ilgili olarak ise, bu işlemde alacaklı mirasçılarının bilgisi ve rızası olup olmadığının ve haczin kaldırılması işleminin, borçlu tarafından borcun ödenmesi için kredi çekilirken teminat olarak gösterilmek üzere yapılıp yapılmadığının belirlenmesi bakımından Süleyman Aktar'ın tanık sıfatıyla dinlenmesi ve bu işlem nedeniyle katılanların mağduriyetinin olup olmadığının tespiti için söz konusu dosyanın yeniden getirtilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.