Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/7435 K.2013/3056
Özet: Uyuşmazlık, sanığın kamu görevlisine hakaret ve görevini yaptırmamak için direnme suçlaması üzerine kurulu; mahkeme, sanığın bu eylemlerinden dolayı hapis cezası vererek kararını kesinleştirerek temyiz itirazlarını reddetti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında kamu görevlisine hakaret suçlaması nedeniyle zamanaşımı süresi içinde mahallinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
Yokluğunda verilen kararın sanık ...'ın ceza infaz kurumunda bulunduğu esnada, ikamet adresinde kardeşine tebliğ edilmesinin geçerli tebligat niteliğinde olmaması ve hüküm fıkrasında, Anayasa'nın 40/2 ve CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine aykırı olarak başvurulabilecek kanun yolunun başlangıç süresi ile şeklinin gösterilmemesi nedeniyle, aynı Yasanın 40 ve devamı maddelerine göre temyiz süresinin geçirilmesinde sanığın kusurunun bulunmadığı nazara alınarak istemin süresi içinde yapıldığı kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezası verildiği halde TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanmadığı anlaşılmışsa da Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/06/2008 gün ve 2008/5-56 Esas, 2008/156 sayılı Kararında açıklandığı üzere 53. maddede belirtilen hak yoksunluklarının mahkümiyetin yasal sonucu olması ve infaz aşamasında her zaman değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın direnme fiilini birden fazla kamu görevlisine karşı işlediği kabul edildiği halde TCK'nın 43/2. maddesinin ve Sivas 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 30/12/2003 gün 2003/929 Esas, 2003/999 sayılı Kararıyla görevli memura mukavemet suçu nedeniyle 765 sayılı TCK'nın 260. maddesi gereğince verilen hapisten çevrilme 360 TL adli para cezasının 28/01/2004 tarihinde kesinleşerek 12/05/2004 tarihinde infaz edilmiş olmasına göre TCK'nın 58/6-7. maddelerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hususları karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
.../...
-2-
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanığın temyiz itirazlarının reddiyle eleştirilen hususlar haricinde usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın direnme fiilini birden fazla kamu görevlisine karşı işlediği kabul edildiği halde TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
CMK'nın 231/6. maddesinde yer alan objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, sadece “şartları bulunmadığından” denilmek suretiyle yetersiz gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezası verildiği halde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/06/2008 gün ve 2008/5-56 Esas, 2008/156 sayılı Kararında açıklandığı üzere mahkümiyetin yasal sonucu olan ve kazanılmış hak konusu olmayan TCK'nın 53/1-2-3. maddelerinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında kamu görevlisine hakaret suçlaması nedeniyle zamanaşımı süresi içinde mahallinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
Yokluğunda verilen kararın sanık ...'ın ceza infaz kurumunda bulunduğu esnada, ikamet adresinde kardeşine tebliğ edilmesinin geçerli tebligat niteliğinde olmaması ve hüküm fıkrasında, Anayasa'nın 40/2 ve CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine aykırı olarak başvurulabilecek kanun yolunun başlangıç süresi ile şeklinin gösterilmemesi nedeniyle, aynı Yasanın 40 ve devamı maddelerine göre temyiz süresinin geçirilmesinde sanığın kusurunun bulunmadığı nazara alınarak istemin süresi içinde yapıldığı kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezası verildiği halde TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanmadığı anlaşılmışsa da Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/06/2008 gün ve 2008/5-56 Esas, 2008/156 sayılı Kararında açıklandığı üzere 53. maddede belirtilen hak yoksunluklarının mahkümiyetin yasal sonucu olması ve infaz aşamasında her zaman değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın direnme fiilini birden fazla kamu görevlisine karşı işlediği kabul edildiği halde TCK'nın 43/2. maddesinin ve Sivas 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 30/12/2003 gün 2003/929 Esas, 2003/999 sayılı Kararıyla görevli memura mukavemet suçu nedeniyle 765 sayılı TCK'nın 260. maddesi gereğince verilen hapisten çevrilme 360 TL adli para cezasının 28/01/2004 tarihinde kesinleşerek 12/05/2004 tarihinde infaz edilmiş olmasına göre TCK'nın 58/6-7. maddelerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hususları karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
.../...
-2-
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanığın temyiz itirazlarının reddiyle eleştirilen hususlar haricinde usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın direnme fiilini birden fazla kamu görevlisine karşı işlediği kabul edildiği halde TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
CMK'nın 231/6. maddesinde yer alan objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, sadece “şartları bulunmadığından” denilmek suretiyle yetersiz gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezası verildiği halde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/06/2008 gün ve 2008/5-56 Esas, 2008/156 sayılı Kararında açıklandığı üzere mahkümiyetin yasal sonucu olan ve kazanılmış hak konusu olmayan TCK'nın 53/1-2-3. maddelerinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.