Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/4796 K.2013/1728
Özet: Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen “görevi kötüye kullanma” suçundan mahkümiyet kararı, 765/240. mevzuatın yedi yıl altı aylık ceza sınırını aşsa da, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesinin ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesinin ilave zamanaşımını göz önünde bulundurarak, Cumhuriyet Mahkemesi Yargıtayın 321‑ci maddesini uygulayarak kararın BOZULMASINI, 322/1 ve 5271/223/8. maddelerinde belirlenen zamanaşımı sebebiyle davanın DÜŞMESİNİ 11/03/2013 tarihinde oybirliğiyle ilan etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: İkna suretiyle irtikap
HÜKÜM: Görevi kötüye kullanma suçundan mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Mahkemenin oluşa uygun kabulüne göre, sanığın işlediği sabit görülen görevi kötüye kullanma suçunun; 765 sayılı TCK'nın 240. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen yedi yıl altı aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, 19/11/2004 olan suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 11/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: İkna suretiyle irtikap
HÜKÜM: Görevi kötüye kullanma suçundan mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Mahkemenin oluşa uygun kabulüne göre, sanığın işlediği sabit görülen görevi kötüye kullanma suçunun; 765 sayılı TCK'nın 240. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen yedi yıl altı aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, 19/11/2004 olan suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 11/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.