‹ Ana sayfa
Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/4380 K.2013/2387

Esas No: 2012/4380 · Karar No: 2013/2387 · Karar Tarihi: 27.03.2013
Özet: (1) İhaleye fesat karıştırma suçunun oluşup oluşmadığı ve ilgili yasal düzenlemelerin yorumlanması; (2) Mahkeme, ihaleye fesat karıştırma suçunun unsurlarının eksik olduğunu belirleyerek, sanıkların haklarında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesini karar verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: İhaleye fesat karıştırma

HÜKÜM: Beraet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dairemizin istikrar kazanan uygulamalarına göre ihaleye fesat karıştırma suçunun oluşabilmesi için kanunlarda öngörülmüş ihale usullerinden biri ile usulüne uygun yapılmış ya da yapılacak bir ihale ve iş olmasının zorunlu olduğu, doğrudan temin yönteminin 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 18. maddesinin (d) bendinde bir ihale usulü olarak öngörülmüş iken, 15/08/2003 gün ve 25200 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4964 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Kamu İhale Kanunu ve Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 12. maddesi ile “4734 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin (d) bendi madde metninden çıkarıldığı”, anılan Kanunun 15. maddesi ile de 4734 sayılı Kanunun 22'nci maddesi değiştirilerek doğrudan temin usulünün düzenlendiği, 4964 sayılı Kanunun 12 ve 15. maddelerinin gerekçelerinde de “esasen bir ihale usulü olmayan "doğrudan temin"in ihale usulleri arasından çıkarıldığı ve buna ilişkin esas ve usullerin Kanunun 22'nci maddesinde düzenlendiği” ifade edilmiş olup, değişiklik gerekçesi ile birlikte söz konusu madde metni incelendiğinde; doğrudan temin yönteminin bir ihale usulü olmadığı, sadece madde metninde belirtilen durumlarda idarelerce kullanılabilecek bir satın alma yöntemi olduğu anlaşılmakla; sanıklara atılı ihaleye fesat karıştırma suçunun unsurları itibariyle dava konusu somut olayda oluşmayacağı, ancak sanıklara atfedilen eylemlerin görevi kötüye kullanma ve buna iştirak suçunu oluşturabileceği, görevi kötüye kullanma suçunun 765 sayılı TCK'nın 240. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4. maddesinde belirtilen beş yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, 07/07/2005 ve 23/09/2005 olan sorgu tarihleri ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ile 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar haklarında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 27/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?