Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/3777 K.2013/1519
Özet: (1) Uyuşmazlık, bir kişinin zor kullanma yetkisini aşarak kamu görevlisine karşı silahla tehdit etmesi ve bu eylemin TCK 29/3 ve 86/3 maddeleri çerçevesinde değerlendirilmesidir; (2) Mahkeme, sanığın cezai sorumluluğunu kabul ederek hükmü bozdu ve kararını iptal etti.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak:
13/05/2008 tarihli tutanak içeriği ve tanık beyanlarına göre katılanın "feriştahı gelse beni götüremez" şeklindeki sözleri karşısında, sanık hakkında TCK'nın 29. maddesi uyarınca tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Kabule göre de;
Suçun silahla ve kamu görevlisinin sahip olduğu nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle işlenmesine rağmen hükümde TCK'nın 86/3-d maddesine yer verilmemesi,
5271 sayılı CMK'nın 231/6. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulunun gerçekleşmesi için, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da zararın ''kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği'' şeklinde kabul edilmesi karşısında, katılanın ne şekilde maddi nitelikte bir zararının olduğu açıklanarak, sanığın hukuksal durumunun, maddedeki yasal ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine "katılanın uğramış olduğu maddi ve manevi zararları karşılamadığından'' şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak:
13/05/2008 tarihli tutanak içeriği ve tanık beyanlarına göre katılanın "feriştahı gelse beni götüremez" şeklindeki sözleri karşısında, sanık hakkında TCK'nın 29. maddesi uyarınca tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Kabule göre de;
Suçun silahla ve kamu görevlisinin sahip olduğu nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle işlenmesine rağmen hükümde TCK'nın 86/3-d maddesine yer verilmemesi,
5271 sayılı CMK'nın 231/6. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulunun gerçekleşmesi için, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da zararın ''kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği'' şeklinde kabul edilmesi karşısında, katılanın ne şekilde maddi nitelikte bir zararının olduğu açıklanarak, sanığın hukuksal durumunun, maddedeki yasal ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine "katılanın uğramış olduğu maddi ve manevi zararları karşılamadığından'' şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.