Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/2125 K.2012/6263
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Rüşvet alma, rüşvet verme, edimin ifasına fesat karıştırma
**HÜKÜM:** ... hakkında: Zincirleme şekilde rüşvet verme (iki kez), zincirleme şekilde edimin ifasına fesat karıştırma ve görevi kötüye kullanmaya azmettirme suçlarından mahkümiyet
... hakkında: Zincirleme şekilde rüşvet alma ve zincirleme şekilde edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından mahkümiyet
... hakkında: Zincirleme şekilde rüşvet alma suçundan mahkümiyet, edimin ifasına fesat karıştırma suçundan beraet
... hakkında: Rüşvet verme ve edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından beraet
... hakkında: Görevi kötüye kullanma suçundan mahkümiyet
... hakkında: Edimin ifasına fesat karıştırmaya yardım etme suçundan mahkümiyet, rüşvete aracılık etme suçundan ceza verilmesine yer olmadığına
... hakkında: Edimin ifasına fesat karıştırmaya yardım etme suçundan mahkümiyet
..., ..., ... ve ... haklarında: Görevi ihmal suçundan mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Katılan Türk Standartları Enstitüsü vekilinin 30/03/2012 tarihinde yüzüne karşı verilen hükme karşı 1412 sayılı CMUK'nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra verdiği 22/06/2010 günlü dilekçede temyiz talebi bulunmadığı, keza sanık ... ve ... Plastik Ambalaj ve Tekstil Sanayi tüzel kişiliği adına da süre tutum dilekçesi veren Av. ...’nın gerekçeli temyiz dilekçesi içeriğine nazaran temyiz isteğinin sanık ... hakkında kurulan mahkümiyet hükümlerine yönelik olduğu gözetilerek temyiz incelemesinin katılan ... Belediyesi vekili ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... müdafiileri ve sanıklar ... ve ...’nın istemleriyle sınırlı olarak; ayrıca hükmolunan cezanın nev’i ve miktarına göre sanıklar ... ve ... müdafiilerin duruşmalı inceleme taleplerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar ... ve ... hakkında mahkümiyet hükmü kurulurken 5237 sayılı Yasanın 61/5. maddedeki sıralamaya göre, iştirake ilişkin 39. maddenin, zincirleme suç hükümlerinin yer aldığı 43. maddeden önce uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu ve beraeti kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunup, gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair hüküm de usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanıklar, sanıklar müdafiileri ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar ... ve ...’un edimin ifasına fesat karıştırma suçundan, sanık ...’nın rüşvet alma suçundan mahkümiyetlerine; sanık ...’nın edimin ifasına fesat karıştırma suçundan, sanık ...’nın edimin ifasına fesat karıştırma ve rüşvet verme suçlarından beraetlerine ve sanık ... hakkında rüşvet verme suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair kurulan hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet verme, rüşvet alma ve edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mahkümiyete konu suçların işlenmesinde kullanıldıklarına, suçların işlenmesine tahsis edildiklerine veya suçtan meydana geldiklerine dair delil bulunmayan sanıklara ait cep telefonlarının ve sim kartların TCK'nın 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan "14-Denizli Adli emanetinin 2009/3172 sırasında kayıtlı sanıklara ait cep telefonları ile sim kartlarının TCK.nun 54/1 maddesi uyarınca müsaderelerine" ibaresinin çıkarılarak yerine "Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı Emanet Eşya Defterinin 2009/3172 sırasında kayıtlı ... marka, .... ve .... çift imei numaralı cep telefonu ve 2 adet sim kartının kendisinden el konulan sanık ...'e; ..... GT-.....marka,..... imei numaralı cep telefonu ve 1 adet sim kartının ise kendisinden el konulan sanık ...'na iadesine" denilmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklar ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında görevi ihmal suçundan kurulan hükümlere yönelik itirazlara gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Hükümden önce 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, bu maddenin 6. fıkrasına 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de nazara alınarak mahkemece sanık ... hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Kanuna aykırı, sanıklar ..., ... ve ... müdafiileri ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Rüşvet alma, rüşvet verme, edimin ifasına fesat karıştırma
**HÜKÜM:** ... hakkında: Zincirleme şekilde rüşvet verme (iki kez), zincirleme şekilde edimin ifasına fesat karıştırma ve görevi kötüye kullanmaya azmettirme suçlarından mahkümiyet
... hakkında: Zincirleme şekilde rüşvet alma ve zincirleme şekilde edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından mahkümiyet
... hakkında: Zincirleme şekilde rüşvet alma suçundan mahkümiyet, edimin ifasına fesat karıştırma suçundan beraet
... hakkında: Rüşvet verme ve edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından beraet
... hakkında: Görevi kötüye kullanma suçundan mahkümiyet
... hakkında: Edimin ifasına fesat karıştırmaya yardım etme suçundan mahkümiyet, rüşvete aracılık etme suçundan ceza verilmesine yer olmadığına
... hakkında: Edimin ifasına fesat karıştırmaya yardım etme suçundan mahkümiyet
..., ..., ... ve ... haklarında: Görevi ihmal suçundan mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Katılan Türk Standartları Enstitüsü vekilinin 30/03/2012 tarihinde yüzüne karşı verilen hükme karşı 1412 sayılı CMUK'nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra verdiği 22/06/2010 günlü dilekçede temyiz talebi bulunmadığı, keza sanık ... ve ... Plastik Ambalaj ve Tekstil Sanayi tüzel kişiliği adına da süre tutum dilekçesi veren Av. ...’nın gerekçeli temyiz dilekçesi içeriğine nazaran temyiz isteğinin sanık ... hakkında kurulan mahkümiyet hükümlerine yönelik olduğu gözetilerek temyiz incelemesinin katılan ... Belediyesi vekili ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... müdafiileri ve sanıklar ... ve ...’nın istemleriyle sınırlı olarak; ayrıca hükmolunan cezanın nev’i ve miktarına göre sanıklar ... ve ... müdafiilerin duruşmalı inceleme taleplerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar ... ve ... hakkında mahkümiyet hükmü kurulurken 5237 sayılı Yasanın 61/5. maddedeki sıralamaya göre, iştirake ilişkin 39. maddenin, zincirleme suç hükümlerinin yer aldığı 43. maddeden önce uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu ve beraeti kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunup, gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair hüküm de usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanıklar, sanıklar müdafiileri ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar ... ve ...’un edimin ifasına fesat karıştırma suçundan, sanık ...’nın rüşvet alma suçundan mahkümiyetlerine; sanık ...’nın edimin ifasına fesat karıştırma suçundan, sanık ...’nın edimin ifasına fesat karıştırma ve rüşvet verme suçlarından beraetlerine ve sanık ... hakkında rüşvet verme suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair kurulan hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet verme, rüşvet alma ve edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mahkümiyete konu suçların işlenmesinde kullanıldıklarına, suçların işlenmesine tahsis edildiklerine veya suçtan meydana geldiklerine dair delil bulunmayan sanıklara ait cep telefonlarının ve sim kartların TCK'nın 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan "14-Denizli Adli emanetinin 2009/3172 sırasında kayıtlı sanıklara ait cep telefonları ile sim kartlarının TCK.nun 54/1 maddesi uyarınca müsaderelerine" ibaresinin çıkarılarak yerine "Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı Emanet Eşya Defterinin 2009/3172 sırasında kayıtlı ... marka, .... ve .... çift imei numaralı cep telefonu ve 2 adet sim kartının kendisinden el konulan sanık ...'e; ..... GT-.....marka,..... imei numaralı cep telefonu ve 1 adet sim kartının ise kendisinden el konulan sanık ...'na iadesine" denilmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklar ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında görevi ihmal suçundan kurulan hükümlere yönelik itirazlara gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Hükümden önce 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, bu maddenin 6. fıkrasına 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de nazara alınarak mahkemece sanık ... hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Kanuna aykırı, sanıklar ..., ... ve ... müdafiileri ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.