Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/2083 K.2013/1183
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların rüşvet almak, rüşvet vermek, sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlamalarına ilişkin temyiz başvurularıdır; mahkeme, delillerin yetersiz olduğunu belirterek tüm temyiz itirazlarını reddetti. Mahkeme ayrıca, beraet edilen sanık için 2.200 TL maktu vekalet ücretini Hazineden ödemeyi hükümletti ve diğer sanıkların kararlarını onayladı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Rüşvet almak, rüşvet vermek, sahtecilik, görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Beraet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin 13/10/2011 havale tarihli dilekçe ile Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında sanıkların rüşvet suçlarıyla ilgili olarak 3628 sayılı Yasanın 18. maddesinin ve CMK'nın 237/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Hazinenin katılma talebinin kabulüne, sanık ... müdafiin temyizinin vekalet ücretine yönelik olduğu da gözetilerek incelemenin sanık müdafii yönünden vekalet ücretiyle, katılan vekili yönünden de rüşvet suçlarından verilen beraet hükümleriyle sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 18/09/2012 gün ve 2012/420 Esas, 2012/1771 K. sayılı kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Yasanın geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı anlaşılmakla 6352 sayılı Yasanın rüşvet suçu yönünden getirdiği düzenlemeler de gözetilerek yapılan incelemede;
İddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların üzerlerine atılı rüşvet almak ve vermek, görevi kötüye kullanmak ve resmi belgede sahtecilik suçlamalarından, savunmalarının aksine mahkümiyetlerine yeter her türlü kuşkudan uzak, somut ve yasal delil elde edilemediği anlaşılmakla, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
03/12/2010 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesinde yer alan "Beraet eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir." biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendisini vekille temsil ettiren ve beraetine karar verilen, vekaletnamesi dosya içinde bulunan sanık ... yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına “karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/son maddesi gereğince, 2.200 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak, kendisini vekille temsil ettiren sanık ...'ya ödenmesine” ibaresi eklenmek suretiyle sanık ... hakkındaki hükümlerin DÜZELTİLEREK, diğer sanıklar hakkındaki hükümlerin ise doğrudan ONANMASINA, 14/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Rüşvet almak, rüşvet vermek, sahtecilik, görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Beraet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin 13/10/2011 havale tarihli dilekçe ile Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında sanıkların rüşvet suçlarıyla ilgili olarak 3628 sayılı Yasanın 18. maddesinin ve CMK'nın 237/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Hazinenin katılma talebinin kabulüne, sanık ... müdafiin temyizinin vekalet ücretine yönelik olduğu da gözetilerek incelemenin sanık müdafii yönünden vekalet ücretiyle, katılan vekili yönünden de rüşvet suçlarından verilen beraet hükümleriyle sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 18/09/2012 gün ve 2012/420 Esas, 2012/1771 K. sayılı kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Yasanın geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı anlaşılmakla 6352 sayılı Yasanın rüşvet suçu yönünden getirdiği düzenlemeler de gözetilerek yapılan incelemede;
İddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların üzerlerine atılı rüşvet almak ve vermek, görevi kötüye kullanmak ve resmi belgede sahtecilik suçlamalarından, savunmalarının aksine mahkümiyetlerine yeter her türlü kuşkudan uzak, somut ve yasal delil elde edilemediği anlaşılmakla, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
03/12/2010 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesinde yer alan "Beraet eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir." biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendisini vekille temsil ettiren ve beraetine karar verilen, vekaletnamesi dosya içinde bulunan sanık ... yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına “karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/son maddesi gereğince, 2.200 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak, kendisini vekille temsil ettiren sanık ...'ya ödenmesine” ibaresi eklenmek suretiyle sanık ... hakkındaki hükümlerin DÜZELTİLEREK, diğer sanıklar hakkındaki hükümlerin ise doğrudan ONANMASINA, 14/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.