Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/15140 K.2014/2388
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın çeşitli tarihli müzekkerelere cevap vermemesi nedeniyle görevini kötüye kullanması ve bu eylemlerinin 5326 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilip ceza verilmesiydı; mahkeme, sanığın eylemlerinin 5326’nın 32. maddesine uymadığını belirterek cezanın fazla olduğunu, ilgili kanun hükümlerini (TCK 257/2, 53/1-a, 53/5, 62) ve CMK 231’i ihmal ettiğini tespit ederek kararını bozdu.
Tebliğname No: 5 - 2012/127136
MAHKEMESİ: Iğdır 2. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 20/01/2012
NUMARASI: 2011/932 Esas, 2012/40 Karar SUÇ: İhmali davranışla görevi kötüye kullanma Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Iğdır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce Halfeli Belediye Başkanlığı'na yazılan 08/10/2007, 07/11/2007, 06/03/2008 ve 10/04/2008 tarihli müzekkerelere cevap verilmeyerek dosyanın sürüncemede kalmasına neden olmak suretiyle kişilerin mağduriyetine sebebiyet verildiği tüm dosya kapsamı itibariyle sabit olmakla, kamu görevlisi olan sanığın eylemlerinin 5326 sayılı Yasanın 32. maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün görülmediğinden, tebliğnamede yer alan bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Hükmün gerekçesinde temel cezanın alt sınırdan tayin edildiği belirtildiği halde suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanun ile değişik TCK'nın 257/2. maddesinde cezanın alt sınırının 3 ay olduğu gözetilmeden 6 ay hapis cezası belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini, Değişik tarihlerde yazılan birden fazla müzekkereye cevap verilmeyerek görevini kötüye kullandığı kabul edilen sanık hakkında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanmaması, TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Sanığın "duruşma tutanaklarına olumsuz yansıyan bir hali bulunmadığı"ndan bahisle TCK'nın 62. maddesi uyarınca cezasından indirim yapıldığı halde bu gerekçe ile çelişir şekilde "duruşmadaki hal ve tavırları" aleyhe değerlendirilmek suretiyle yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hakkında CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Dosya arasında onaylı bir sureti mevcut olup 11/03/2009 tarihinde kesinleşen Iğdır Sulh Ceza Mahkemesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair 26/12/2008 tarih, 2008/492 Esas, 2008/810 sayılı Kararının kesinleşme tarihinin inceleme konusu suç tarihinden sonrasına rastladığı nazara alınmadan, hükmün açıklanması için karar kesinleştiğinde bir suretinin ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 06/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Iğdır 2. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 20/01/2012
NUMARASI: 2011/932 Esas, 2012/40 Karar SUÇ: İhmali davranışla görevi kötüye kullanma Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Iğdır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce Halfeli Belediye Başkanlığı'na yazılan 08/10/2007, 07/11/2007, 06/03/2008 ve 10/04/2008 tarihli müzekkerelere cevap verilmeyerek dosyanın sürüncemede kalmasına neden olmak suretiyle kişilerin mağduriyetine sebebiyet verildiği tüm dosya kapsamı itibariyle sabit olmakla, kamu görevlisi olan sanığın eylemlerinin 5326 sayılı Yasanın 32. maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün görülmediğinden, tebliğnamede yer alan bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Hükmün gerekçesinde temel cezanın alt sınırdan tayin edildiği belirtildiği halde suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanun ile değişik TCK'nın 257/2. maddesinde cezanın alt sınırının 3 ay olduğu gözetilmeden 6 ay hapis cezası belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini, Değişik tarihlerde yazılan birden fazla müzekkereye cevap verilmeyerek görevini kötüye kullandığı kabul edilen sanık hakkında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanmaması, TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Sanığın "duruşma tutanaklarına olumsuz yansıyan bir hali bulunmadığı"ndan bahisle TCK'nın 62. maddesi uyarınca cezasından indirim yapıldığı halde bu gerekçe ile çelişir şekilde "duruşmadaki hal ve tavırları" aleyhe değerlendirilmek suretiyle yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hakkında CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Dosya arasında onaylı bir sureti mevcut olup 11/03/2009 tarihinde kesinleşen Iğdır Sulh Ceza Mahkemesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair 26/12/2008 tarih, 2008/492 Esas, 2008/810 sayılı Kararının kesinleşme tarihinin inceleme konusu suç tarihinden sonrasına rastladığı nazara alınmadan, hükmün açıklanması için karar kesinleştiğinde bir suretinin ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 06/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.