Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/14444 K.2013/1880
Özet: (1) Uyuşmazlık, avukatın vekalet ücreti karşılığında yaptığı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve iştirak suçlarından şüpheli olarak görülmesi üzerine başlatılan 2010/33096 sayılı soruşturmanın sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesinin kanun yararına bozulması talebidir. (2) Mahkeme, 28 Mart 2012 tarihli ve 2012/88‑118 sayılı kararı CMK’nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozularak, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiyesine karar vermiştir.
Görevi ihmal suçundan sanık ... hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 59/1-2. maddesi uyarınca son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair Üsküdar
2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/03/2012 tarihli ve 2012/88 Esas, 2012/118 sayılı Kararının;
Dosya kapsamına göre, Avukat ...'ın bir kısım işlerini takip etmek üzere, ... 27. Noterliğince düzenlenen 19/07/2010 tarih, 26864 yevmiye sayılı vekaletname ile şikayetçi ... ve yetkilisi olduğu ... Pazarlama Ticaret A.Ş.'nin vekilliklerini üstlendiği ve vekalet ücreti karşılığında 3.000,00 Türk Lirası aldığı halde, müşteki vekili sıfatıyla yaptığı şikayet üzerine, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve bu suça iştirak suçlarından şüpheliler ..., ..., ... ve ... haklarında, Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan 2010/33096 sayılı soruşturma sonunda verilen 30/06/2011 tarih ve 2011/10368 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı 19/07/2011 tarihinde usulüne uygun olarak tebellüğ etmesine rağmen yasal süresi içerisinde bahse konu karara karşı itiraz yoluna başvurmadığı gibi, kararla ilgili olarak da şikayetçiye bilgi vermeyip, bilahare müşteki tarafından söz konusu karara karşı yapılan itirazın, yasal süresi içerisinde yapılmadığı gerekçesiyle, Üsküdar
3. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının 13/10/2011 tarih, 2011/1162 Değişik İş sayılı kararıyla reddedilmesine ve dolayısıyla şikayetçinin mağduriyetine sebebiyet vermesi karşısında, şüphelinin üzerine atılı görevi ihmal suçu ile ilgili mevcut delillerin son soruşturmanın açılması için yeterli olup delillerin takdirinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 01/11/2012 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-105-34-4164-2012/16394/61655 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine nazaran kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde olduğundan Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 28/03/2012 gün ve 2012/88 Esas, 2012/118 sayılı Kararın CMK'nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde merciince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 14/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/03/2012 tarihli ve 2012/88 Esas, 2012/118 sayılı Kararının;
Dosya kapsamına göre, Avukat ...'ın bir kısım işlerini takip etmek üzere, ... 27. Noterliğince düzenlenen 19/07/2010 tarih, 26864 yevmiye sayılı vekaletname ile şikayetçi ... ve yetkilisi olduğu ... Pazarlama Ticaret A.Ş.'nin vekilliklerini üstlendiği ve vekalet ücreti karşılığında 3.000,00 Türk Lirası aldığı halde, müşteki vekili sıfatıyla yaptığı şikayet üzerine, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve bu suça iştirak suçlarından şüpheliler ..., ..., ... ve ... haklarında, Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan 2010/33096 sayılı soruşturma sonunda verilen 30/06/2011 tarih ve 2011/10368 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı 19/07/2011 tarihinde usulüne uygun olarak tebellüğ etmesine rağmen yasal süresi içerisinde bahse konu karara karşı itiraz yoluna başvurmadığı gibi, kararla ilgili olarak da şikayetçiye bilgi vermeyip, bilahare müşteki tarafından söz konusu karara karşı yapılan itirazın, yasal süresi içerisinde yapılmadığı gerekçesiyle, Üsküdar
3. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının 13/10/2011 tarih, 2011/1162 Değişik İş sayılı kararıyla reddedilmesine ve dolayısıyla şikayetçinin mağduriyetine sebebiyet vermesi karşısında, şüphelinin üzerine atılı görevi ihmal suçu ile ilgili mevcut delillerin son soruşturmanın açılması için yeterli olup delillerin takdirinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 01/11/2012 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-105-34-4164-2012/16394/61655 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine nazaran kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde olduğundan Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 28/03/2012 gün ve 2012/88 Esas, 2012/118 sayılı Kararın CMK'nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde merciince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 14/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.