Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/14184 K.2013/8623
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın “görevi yaptırmamak için direnme”, tehdit ve hakaret suçlarından mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurusudur. (2) Mahkeme, temyiz itirazlarını reddederek, sanığı görevini engelleme, tehdit ve hakaret suçlarından mahkum ettiğini onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme, tehdit, hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Anayasa Mahkemesinin; 07/10/2009 tarih ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 23/07/2009 gün ve 2006/65 E. ve 2009/114 K. sayılı, iki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair hükümlerin temyiz olunamayacağına ilişkin 1412 sayılı CMUK'nın 305. maddesinin değişik (1) numaralı bendinin Anayasaya aykırı olması nedeniyle iptaline ilişkin kararının 07/10/2010 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olması, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21/06/2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki yasal düzenlemenin dikkate alınmasının gerekmesi, 07/10/2010 tarihine kadar 5237 sayılı TCK’ya göre verilen doğrudan veya hapis cezasından çevrilmiş olması fark etmeden verilen 2000 TL ve altındaki adli para cezalarının kesin olması karşısında; sanık ... hakkındaki hakaret ve tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek aynı Kanunun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanık ... hakkındaki görevi yaptırmamak için direnme ve sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve sanık ... hakkında tehdit suçlarından verilen hükümlerin incelenmesinde;
Görevi yaptırmamak için direnme fiilini birden fazla kamu görevlisine karşı işleyen sanık ... hakkında TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır, sanık ... hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulandığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bu yöndeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen hükmün incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın olay yerinde bulunan jandarma görevlilerine karşı “başlarım hareketinizden ben size hareketin ne olduğunu göstereceğim” şeklinde sözler sarfettiği olayda, görevi yaptırmamak için direnme suçunun nasıl oluştuğu, sanığın hangi görevin yapılmasını engellediği açıklanmadan ve eylemin TCK'nın 106/1.2. cüm. maddesindeki tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde bu suçtan mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Sanığın birden fazla kamu görevlisine karşı direnme fiilini işlemesi nedeniyle TCK'nın 43/2. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükmü uyarınca cezasında arttırım yapılmaması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 16/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme, tehdit, hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Anayasa Mahkemesinin; 07/10/2009 tarih ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 23/07/2009 gün ve 2006/65 E. ve 2009/114 K. sayılı, iki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair hükümlerin temyiz olunamayacağına ilişkin 1412 sayılı CMUK'nın 305. maddesinin değişik (1) numaralı bendinin Anayasaya aykırı olması nedeniyle iptaline ilişkin kararının 07/10/2010 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olması, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21/06/2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki yasal düzenlemenin dikkate alınmasının gerekmesi, 07/10/2010 tarihine kadar 5237 sayılı TCK’ya göre verilen doğrudan veya hapis cezasından çevrilmiş olması fark etmeden verilen 2000 TL ve altındaki adli para cezalarının kesin olması karşısında; sanık ... hakkındaki hakaret ve tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek aynı Kanunun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanık ... hakkındaki görevi yaptırmamak için direnme ve sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve sanık ... hakkında tehdit suçlarından verilen hükümlerin incelenmesinde;
Görevi yaptırmamak için direnme fiilini birden fazla kamu görevlisine karşı işleyen sanık ... hakkında TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır, sanık ... hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulandığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bu yöndeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen hükmün incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın olay yerinde bulunan jandarma görevlilerine karşı “başlarım hareketinizden ben size hareketin ne olduğunu göstereceğim” şeklinde sözler sarfettiği olayda, görevi yaptırmamak için direnme suçunun nasıl oluştuğu, sanığın hangi görevin yapılmasını engellediği açıklanmadan ve eylemin TCK'nın 106/1.2. cüm. maddesindeki tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde bu suçtan mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Sanığın birden fazla kamu görevlisine karşı direnme fiilini işlemesi nedeniyle TCK'nın 43/2. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükmü uyarınca cezasında arttırım yapılmaması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 16/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.