Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/14016 K.2013/10133
Özet: Yargıtay 13/03/2012 tarihli 2011/6-386 esas, 2012/99 sayılı kararı çerçevesinde, mahkeme temyiz süresinin ajanda tebliğ ile başladığını ve 01/07/2009’te tebliğ edilen mahkumiyet kararı, 1412 sayılı CMUK 310/1 madde yasal haftalık süre geçtikten sonra temyiz edildiği bakımından, ikinci tebliğde temyiz hakkı kazandırmadığı, 317 madde gereği temyiz isteğinin “reddi” ile 24/10/2013’te oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 13/03/2012 tarih, 2011/6-386 Esas, 2012/99 sayılı Kararında da ifade edildiği üzere; her ne kadar kararda başvurulacak yasa yollarına ilişkin bildirimde, sürenin başlangıcının “hükmün açıklanmasından veya tebliğ tarihinden itibaren” şeklinde gösterilmesi nedeniyle bildirimin eksik ve yanıltıcı olduğu, bu durumun eski hale getirme nedeni olarak kabulü ile temyiz başvurusunun süresinde yapıldığı ileri sürülebilirse de, yoklukta verilen hükme ilişkin olarak temyiz süresinin, sanığın bu hükmü usulüne uygun olarak öğrenmesi yani tebliğle işlemeye başlayacağı açık olduğundan, bildirimde ayrıca “hükmün açıklanmasından itibaren” kelimesine de yer verilmesinin, sanık açısından yasa yolu süresinin tebliğ ile işlemeye başlayacağı gerçeğini değiştirmeyeceği, sanığın, yokluğunda verilen ve 01/07/2009 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen hükmü 1412 sayılı CMUK'nın 310/1. maddesindeki yasal bir haftalık süre geçtikten sonra temyiz ettiği, ikinci kez yapılan karar tebliğinin sanığa temyiz hakkı kazandırmayacağı anlaşılmakla, aynı Kanunun 317. maddesi gereğince temyiz isteminin REDDİNE, 24/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 13/03/2012 tarih, 2011/6-386 Esas, 2012/99 sayılı Kararında da ifade edildiği üzere; her ne kadar kararda başvurulacak yasa yollarına ilişkin bildirimde, sürenin başlangıcının “hükmün açıklanmasından veya tebliğ tarihinden itibaren” şeklinde gösterilmesi nedeniyle bildirimin eksik ve yanıltıcı olduğu, bu durumun eski hale getirme nedeni olarak kabulü ile temyiz başvurusunun süresinde yapıldığı ileri sürülebilirse de, yoklukta verilen hükme ilişkin olarak temyiz süresinin, sanığın bu hükmü usulüne uygun olarak öğrenmesi yani tebliğle işlemeye başlayacağı açık olduğundan, bildirimde ayrıca “hükmün açıklanmasından itibaren” kelimesine de yer verilmesinin, sanık açısından yasa yolu süresinin tebliğ ile işlemeye başlayacağı gerçeğini değiştirmeyeceği, sanığın, yokluğunda verilen ve 01/07/2009 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen hükmü 1412 sayılı CMUK'nın 310/1. maddesindeki yasal bir haftalık süre geçtikten sonra temyiz ettiği, ikinci kez yapılan karar tebliğinin sanığa temyiz hakkı kazandırmayacağı anlaşılmakla, aynı Kanunun 317. maddesi gereğince temyiz isteminin REDDİNE, 24/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.