Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/13425 K.2013/7777
Özet: Sanık, görevini yaptırmamak için silahla direnme eylemiyle TCK 6/1-d şeridi uyarınca avukatın yargı görevine saldırmış ve mahkeme 3 yıl hapis cezasını ONAMAMAK kararını verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın haciz sırasında gerçekleşen görevi yaptırmamak için silahla direnme eyleminin TCK'nın 6/1-d maddesinde belirtilen yargı görevini yapan kişilerden olan avukata karşı gerçekleştirilmesi karşısında, TCK'nın 265/2-4. maddeleri gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmemiş ise de bu durumda 3 yıl hapis cezası verilmesi gerektiği, bu cezanın erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması sınırları dışında olduğu anlaşılmakla; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 04/03/2008 gün ve 2008/6-47, 2008/43 sayılı Kararında vurgulandığı gibi yanılgılı uygulama nedeniyle bir kez daha atıfet sağlanamayacağı da nazara alınarak tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Delilerle iddia ve savunma duruşma gönönünde tutalarak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle eleştirilen husus dışında usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 03/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın haciz sırasında gerçekleşen görevi yaptırmamak için silahla direnme eyleminin TCK'nın 6/1-d maddesinde belirtilen yargı görevini yapan kişilerden olan avukata karşı gerçekleştirilmesi karşısında, TCK'nın 265/2-4. maddeleri gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmemiş ise de bu durumda 3 yıl hapis cezası verilmesi gerektiği, bu cezanın erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması sınırları dışında olduğu anlaşılmakla; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 04/03/2008 gün ve 2008/6-47, 2008/43 sayılı Kararında vurgulandığı gibi yanılgılı uygulama nedeniyle bir kez daha atıfet sağlanamayacağı da nazara alınarak tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Delilerle iddia ve savunma duruşma gönönünde tutalarak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle eleştirilen husus dışında usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 03/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.