Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/12758 K.2013/12581
Özet: Uyuşmazlık, sulama birliği başkanları ve tahsildarının görev kötüye kullanma suçundan dolayı yargılamaya konu olmasıdır; Mahkeme, sanıkların cezalarını 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca CMUK'nın ilgili maddeleriyle bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12/02/2008 günlü 2007/9-230 Esas ve 2008/23 sayılı Kararı uyarınca tayin olunan ceza miktarı nazara alınarak sanıklar müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Görevi kötüye kullanma suçunun objektif cezalandırma şartlarından olan, "kişilerin mağduriyeti", "kamunun zararı" ve "haksız menfaat" unsurlarından herhangi birisinin ne şekilde oluştuğu somut şekilde gösterilmeden yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükümler kurulması, Kabule göre de; Mahkemece, ... ilçesi ... Sulama Birliği başkanı olan ... ve tahsildar ...'in görev süreleri içinde üyelerden topladıkları paralar karşılığında tahsilat ve harcamalara ilişkin belge düzenlemedikleri, gelir-gider defterine usulüne uygun olarak işlemedikleri, birlik adına yaptıkları harcamalarda piyasa araştırması yapmadıkları şeklinde kabul edilen eylemlerinin TCK'nın 257/2. maddesine uyduğunun gözetilmemesi, Fiillerin bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda işlendiği kabul edilmesine rağmen, TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanmaması, Suçun TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği gözetilerek 53/5. maddesindeki hak yoksunluklarına ayrıca hükmedilmesi gerektiğinin nazara alınmaması, Hükümlerden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi, bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının indirilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 25/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12/02/2008 günlü 2007/9-230 Esas ve 2008/23 sayılı Kararı uyarınca tayin olunan ceza miktarı nazara alınarak sanıklar müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Görevi kötüye kullanma suçunun objektif cezalandırma şartlarından olan, "kişilerin mağduriyeti", "kamunun zararı" ve "haksız menfaat" unsurlarından herhangi birisinin ne şekilde oluştuğu somut şekilde gösterilmeden yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükümler kurulması, Kabule göre de; Mahkemece, ... ilçesi ... Sulama Birliği başkanı olan ... ve tahsildar ...'in görev süreleri içinde üyelerden topladıkları paralar karşılığında tahsilat ve harcamalara ilişkin belge düzenlemedikleri, gelir-gider defterine usulüne uygun olarak işlemedikleri, birlik adına yaptıkları harcamalarda piyasa araştırması yapmadıkları şeklinde kabul edilen eylemlerinin TCK'nın 257/2. maddesine uyduğunun gözetilmemesi, Fiillerin bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda işlendiği kabul edilmesine rağmen, TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanmaması, Suçun TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği gözetilerek 53/5. maddesindeki hak yoksunluklarına ayrıca hükmedilmesi gerektiğinin nazara alınmaması, Hükümlerden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi, bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının indirilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 25/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.