Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/11604 K.2013/7041
Özet: Uyuşmazlık, bir belediye görevlisine hakaret, yaralama ve görevini yaptırmamak için direnme suçlarından dolayı açılan davayla ilgilidir; mahkeme, sanıkların hakaret suçundan beraat ettiğini ancak yaralama suçundan hüküm verdiğini belirlemiştir. Mahkemenin sonucu, sanıkların hakaret suçlarından beraet ve yaralama suçundan mahkumiyet kararını içerir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme, yaralama, hakaret
HÜKÜM: Mahkümiyet, beraet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Anayasa Mahkemesinin 07/10/2009 tarih ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 23/07/2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 sayılı; iki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair hükümlerin temyiz olunamayacağına ilişkin 1412 sayılı CMUK'nın 305. maddesinin 2842 ve 5219 sayılı Yasalar ile değişik (1) numaralı bendinin Anayasaya aykırı olması nedeniyle iptaline ilişkin kararı 07/10/2010 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olmakla birlikte, Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21/06/2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki yasal düzenlemenin dikkate alınması gerektiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMUK'nın 305/1. maddesi gereğince sanık ... hakkında yaralama, sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen cezaların miktarına göre kesin olan hükümlerin temyizi kabil olmadığından sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, şikayetçi sanık ...'ün kovuşturma aşamasında şikayetçi olduğu ve davaya katılmak istediğine ilişkin beyanı nazara alındığında CMK'nın 237/2 ve 260/1. maddeleri uyarınca sanık ... yönüyle katılma talebinin kabulüne bu hususlara bağlı olarak incelemenin sanık ... hakkında kamu görevlisine hakaret suçundan kurulan mahkümiyet, sanık ... hakkında ise yaralama ve hakaret suçlarından kurulan beraet hükümleri ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık ... hakkında verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan mahkümiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Müdafii tarafından sara hastası olduğu belirtilen ve 03/04/2008 tarihli celsede rahatsızlanarak hastaneye gönderilen sanığın bu hastalığının TCK'nın 32. maddesi uyarınca suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini kaldırıp kaldırılmadığı yahut önemli derecede azaltıp azaltmadığı konusunda usulüne uygun rapor aldırılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Olay tutanağı, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın yol çalışması yapan Belediye görevlilerine hakaret etmesi üzerine çıkan tartışmada ... tarafından basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı anlaşılmakla ilk haksız fiili gerçekleştiren sanık hakkında TCK'nın 129. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kabule göre de;
TCK'nın 129. maddesi uyarınca yapılan indirim sırasında 5 ay 25 gün yerine, 4 ay 11 gün hapis cezası belirlenip buna göre ve TCK'nın 50/2. maddesine de aykırı olarak adli para cezasına çevrilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
5271 sayılı CMK'nın 5728 sayılı Yasa ile değişik 231. maddesinin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramının ölçülebilir, belirlenebilir (somut), maddi zarara ilişkin olduğu, manevi zararı kapsamadığı ve buna göre de sanığın hakaret eyleminden dolayı şikayetçilerin ne gibi somut bir zarara uğradığı açıklanmadan, ayrıca sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin "şikayetin devam ediyor ve zararın karşılanmamış olması dikkate alındığında şartları oluşmadığından" şeklindeki yasal ve dosya içeriğiyle uyumlu olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 24/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme, yaralama, hakaret
HÜKÜM: Mahkümiyet, beraet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Anayasa Mahkemesinin 07/10/2009 tarih ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 23/07/2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 sayılı; iki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair hükümlerin temyiz olunamayacağına ilişkin 1412 sayılı CMUK'nın 305. maddesinin 2842 ve 5219 sayılı Yasalar ile değişik (1) numaralı bendinin Anayasaya aykırı olması nedeniyle iptaline ilişkin kararı 07/10/2010 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olmakla birlikte, Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21/06/2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki yasal düzenlemenin dikkate alınması gerektiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMUK'nın 305/1. maddesi gereğince sanık ... hakkında yaralama, sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen cezaların miktarına göre kesin olan hükümlerin temyizi kabil olmadığından sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, şikayetçi sanık ...'ün kovuşturma aşamasında şikayetçi olduğu ve davaya katılmak istediğine ilişkin beyanı nazara alındığında CMK'nın 237/2 ve 260/1. maddeleri uyarınca sanık ... yönüyle katılma talebinin kabulüne bu hususlara bağlı olarak incelemenin sanık ... hakkında kamu görevlisine hakaret suçundan kurulan mahkümiyet, sanık ... hakkında ise yaralama ve hakaret suçlarından kurulan beraet hükümleri ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık ... hakkında verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan mahkümiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Müdafii tarafından sara hastası olduğu belirtilen ve 03/04/2008 tarihli celsede rahatsızlanarak hastaneye gönderilen sanığın bu hastalığının TCK'nın 32. maddesi uyarınca suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini kaldırıp kaldırılmadığı yahut önemli derecede azaltıp azaltmadığı konusunda usulüne uygun rapor aldırılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Olay tutanağı, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın yol çalışması yapan Belediye görevlilerine hakaret etmesi üzerine çıkan tartışmada ... tarafından basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı anlaşılmakla ilk haksız fiili gerçekleştiren sanık hakkında TCK'nın 129. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kabule göre de;
TCK'nın 129. maddesi uyarınca yapılan indirim sırasında 5 ay 25 gün yerine, 4 ay 11 gün hapis cezası belirlenip buna göre ve TCK'nın 50/2. maddesine de aykırı olarak adli para cezasına çevrilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
5271 sayılı CMK'nın 5728 sayılı Yasa ile değişik 231. maddesinin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramının ölçülebilir, belirlenebilir (somut), maddi zarara ilişkin olduğu, manevi zararı kapsamadığı ve buna göre de sanığın hakaret eyleminden dolayı şikayetçilerin ne gibi somut bir zarara uğradığı açıklanmadan, ayrıca sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin "şikayetin devam ediyor ve zararın karşılanmamış olması dikkate alındığında şartları oluşmadığından" şeklindeki yasal ve dosya içeriğiyle uyumlu olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 24/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.