‹ Ana sayfa
Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/9740 K.2012/2988

Esas No: 2011/9740 · Karar No: 2012/2988 · Karar Tarihi: 02.04.2012
Özet: Uyuşmazlık, sanığın ruhsatsız olarak işletilen sağlık kabininin mühürlenmesinden sonra faaliyete devam etmesi ve bu eylemin mühr bozma suçu oluşturup oluşturmadığı konusundadır. Mahkeme, sanığın mühr bozma suçundan 3 000,00 TL adli para cezasına hükmederek kararını onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma

HÜKÜM: 3.000,00 TL APC ile mahkümiyetine.

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık tarafından ruhsatsız olarak işletildiği tespit edilen sağlık kabininin 23/08/2005 tarihinde mühürlenerek kapatılmasından sonra 24/08/2005 tarihinde yapılan kontrolde faaliyete devam edildiğinin anlaşılması karşısında;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
TCK'nın 203/1. maddesinde yazılan seçimlik cezalardan hapis cezasının tercih edilme sebebinin yasal ve yeterli gerekçeyle açıklanmaması,
5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, buna karşın mühür bozma suçunun kamunun güvenine karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilerek, daha önce işlediği kasıtlı bir suç bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, dosya içeriğine uymayan "zararın giderilmediği" şeklindeki ve ayrıca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının seçenek yaptırımlara çevirme kararına göre öncelikli olarak değerlendirilmesi gerekirken CMK'nın 231/7. maddesine yanlış anlam verilerek "hapis cezasının para cezasına çevrildiği" şeklinde gerekçe ile sanık hakkında CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre de;
Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu cezanın adlî para cezasına çevrilmesi mümkün olmamasına rağmen sanık hakkında seçimlik cezalardan hapis cezası takdir edildikten sonra hapis cezasının TCK'nın 50/1-a maddesine göre adli para cezasına çevrilerek TCK'nın 50/2. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 02/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?