Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/9629 K.2012/2910
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
**HÜKÜM:** Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın, elektrik sayacına fiilen mühürleme yapılmadığına yönelik savunması karşısında; 10/02/2006 tarih ve ... seri no.lu elektrik kesme/mühürleme tutanağını tanzim eden tutanak mümzileri tanık sıfatıyla dinlenerek eylem öncesi var olması gereken fiilen mühürleme önkoşulunun bulunup bulunmadığının saptanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle mahkümiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın işlediği kabul edilen mühür bozma suçunun temas ettiği 5237 sayılı TCK'nın 203/1. maddesinde seçimlik ceza öngörülmesi ve aynı Kanunun 50/2. maddesinde ise, "hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez" hükmünün yer alması nedeniyle, tercih ve tayin edilecek hürriyeti bağlayıcı ceza sonradan paraya çevrilemeyeceği için sanığa para cezası verilmesi düşünülüyor ise adli para cezasının 52 ve 61. maddelerdeki esaslara göre doğrudan tayin ve tespiti yerine anılan düzenlemelere aykırı biçimde önce hürriyeti bağlayıcı ceza verilip müteakiben sanığın sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak bu cezanın paraya çevrilmesi, sanığa hapis cezası verilmesi düşünülüyor ise de aynı Yasanın 50/2. maddesindeki kısıtlama nedeniyle sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının aynı maddenin 2 ve 3. fıkra hükümleri gereğince adli para cezası dışındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 2010/4-71 Esas, 2010/76 sayılı Kararında da belirtildiği üzere; 01 Haziran 2005 tarihinden önceki mahkümiyetlerin adli sicilden silinme koşullarının oluşması durumunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarının değerlendirilmesinde engel bir neden olarak kabul edilmeyeceği ve ayrıca sanığın adli sicil kaydında yer alan bir kısım sabıkalarının kesinleşme tarihlerinin suç tarihinden sonraya tekabül ettiği de gözetilmeyerek yazılı şekilde sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 29/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Mühür bozma
**HÜKÜM:** Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın, elektrik sayacına fiilen mühürleme yapılmadığına yönelik savunması karşısında; 10/02/2006 tarih ve ... seri no.lu elektrik kesme/mühürleme tutanağını tanzim eden tutanak mümzileri tanık sıfatıyla dinlenerek eylem öncesi var olması gereken fiilen mühürleme önkoşulunun bulunup bulunmadığının saptanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle mahkümiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın işlediği kabul edilen mühür bozma suçunun temas ettiği 5237 sayılı TCK'nın 203/1. maddesinde seçimlik ceza öngörülmesi ve aynı Kanunun 50/2. maddesinde ise, "hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez" hükmünün yer alması nedeniyle, tercih ve tayin edilecek hürriyeti bağlayıcı ceza sonradan paraya çevrilemeyeceği için sanığa para cezası verilmesi düşünülüyor ise adli para cezasının 52 ve 61. maddelerdeki esaslara göre doğrudan tayin ve tespiti yerine anılan düzenlemelere aykırı biçimde önce hürriyeti bağlayıcı ceza verilip müteakiben sanığın sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak bu cezanın paraya çevrilmesi, sanığa hapis cezası verilmesi düşünülüyor ise de aynı Yasanın 50/2. maddesindeki kısıtlama nedeniyle sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının aynı maddenin 2 ve 3. fıkra hükümleri gereğince adli para cezası dışındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 2010/4-71 Esas, 2010/76 sayılı Kararında da belirtildiği üzere; 01 Haziran 2005 tarihinden önceki mahkümiyetlerin adli sicilden silinme koşullarının oluşması durumunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarının değerlendirilmesinde engel bir neden olarak kabul edilmeyeceği ve ayrıca sanığın adli sicil kaydında yer alan bir kısım sabıkalarının kesinleşme tarihlerinin suç tarihinden sonraya tekabül ettiği de gözetilmeyerek yazılı şekilde sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 29/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.