Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/9538 K.2012/5261
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
**HÜKÜM:** Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın işyerinin ruhsatsız olduğu gerekçesi ile belediye görevlilerince 25/09/2007 tarihinde mühürlendiği, 11/02/2008 tarihinde ise sanığın aynı işyerinde Emniyet görevlilerince başka bir suçtan soruşturma yapılırken faaliyetine devam ettiğinin tespit edildiği, sanığın da suçlamayı kabul ettiği, ancak dosyada mühürleme tutanağının onaysız olup, mühür bozma tutanağının da bulunmadığı, sanığın sabıka kaydında suç tarihinden sonra kesinleşen, aynı mahkemece mühür bozma suçundan verilen, suç tarihi aynı olan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilamı bulunduğundan, aynı yere ilişkin olarak sanık hakkında aynı suçtan dava açılıp açılmadığı araştırılıp, mühürleme ve mühür bozma tutanaklarının aslı veya onaylı suretinin dosyaya getirtildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK'nın 203/1. maddesinde hapis cezası ve adli para cezasının seçimlik olarak öngörülmesi karşısında, temel cezanın belirlenmesinde takdir hakkının hangi hukuki gerekçelere dayanılarak kullanıldığı açıkça gösterilmeden, temel cezanın hapis cezası olarak belirlenmesi,
5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, buna karşın mühür bozma suçunun topluma karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilerek, daha önce işlediği kasıtlı bir suç bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve
davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03/06/2008 gün 2008/149-163, 13/11/2007 gün 2007/171-235 sayılı Kararlarında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin CMK'nın 231/5-6. maddesindeki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hakim tarafından değerlendirilmesinin zorunlu bulunduğundan sadece "takdiren" şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/05/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ : Mühür bozma
**HÜKÜM:** Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın işyerinin ruhsatsız olduğu gerekçesi ile belediye görevlilerince 25/09/2007 tarihinde mühürlendiği, 11/02/2008 tarihinde ise sanığın aynı işyerinde Emniyet görevlilerince başka bir suçtan soruşturma yapılırken faaliyetine devam ettiğinin tespit edildiği, sanığın da suçlamayı kabul ettiği, ancak dosyada mühürleme tutanağının onaysız olup, mühür bozma tutanağının da bulunmadığı, sanığın sabıka kaydında suç tarihinden sonra kesinleşen, aynı mahkemece mühür bozma suçundan verilen, suç tarihi aynı olan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilamı bulunduğundan, aynı yere ilişkin olarak sanık hakkında aynı suçtan dava açılıp açılmadığı araştırılıp, mühürleme ve mühür bozma tutanaklarının aslı veya onaylı suretinin dosyaya getirtildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK'nın 203/1. maddesinde hapis cezası ve adli para cezasının seçimlik olarak öngörülmesi karşısında, temel cezanın belirlenmesinde takdir hakkının hangi hukuki gerekçelere dayanılarak kullanıldığı açıkça gösterilmeden, temel cezanın hapis cezası olarak belirlenmesi,
5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, buna karşın mühür bozma suçunun topluma karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilerek, daha önce işlediği kasıtlı bir suç bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve
davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03/06/2008 gün 2008/149-163, 13/11/2007 gün 2007/171-235 sayılı Kararlarında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin CMK'nın 231/5-6. maddesindeki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hakim tarafından değerlendirilmesinin zorunlu bulunduğundan sadece "takdiren" şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/05/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.