Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/9204 K.2012/4465
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
**HÜKÜM:** Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın işletmeciliğini yaptığı ve sahibi olduğu ... Cafe isimli iş yeri, ruhsatsız olarak faaliyette bulunduğundan, katılan belediye görevlilerince 26/05/2007 tarihinde mühürlendiği halde 26/11/2007 tarihinde mühür bozularak faaliyetine devam etmek suretiyle yüklenen suçu işlediği mühürleme ve mühür bozma tutanakları ile tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi,
Sanığın UYAP sisteminden alınan adli sicil kaydında görülen İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/54 Esas, 2009/23 Karar sayılı dosyası getirtilip incelendikten ve bu dosya içine konulduktan sonra sanığın aynı tarihli mühür bozma eyleminden dolayı açılmış mükerrer dava ve eylemler arasında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeksizin ve zincirleme suç ilişkisi içindeki eylemlerden bazılarının kesinleşmiş mahkümiyet hükmüne konu olmasının diğer eylemlerin dava konusu yapılmasına engel olmayacağı, yargılama sonunda sabit görülen suçların cezalandırılabilirliğinin bu husustan bağımsız olarak ele alınması gerektiği, bu meyanda sonradan sübutu kabul edilen eylemler nedeniyle münhasıran önceki cezada teselsül uygulaması nedeniyle ortaya çıkacak olan ilave cezaya hükmolunabileceği düşünülmeksizin, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Mühür bozma
**HÜKÜM:** Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın işletmeciliğini yaptığı ve sahibi olduğu ... Cafe isimli iş yeri, ruhsatsız olarak faaliyette bulunduğundan, katılan belediye görevlilerince 26/05/2007 tarihinde mühürlendiği halde 26/11/2007 tarihinde mühür bozularak faaliyetine devam etmek suretiyle yüklenen suçu işlediği mühürleme ve mühür bozma tutanakları ile tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi,
Sanığın UYAP sisteminden alınan adli sicil kaydında görülen İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/54 Esas, 2009/23 Karar sayılı dosyası getirtilip incelendikten ve bu dosya içine konulduktan sonra sanığın aynı tarihli mühür bozma eyleminden dolayı açılmış mükerrer dava ve eylemler arasında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeksizin ve zincirleme suç ilişkisi içindeki eylemlerden bazılarının kesinleşmiş mahkümiyet hükmüne konu olmasının diğer eylemlerin dava konusu yapılmasına engel olmayacağı, yargılama sonunda sabit görülen suçların cezalandırılabilirliğinin bu husustan bağımsız olarak ele alınması gerektiği, bu meyanda sonradan sübutu kabul edilen eylemler nedeniyle münhasıran önceki cezada teselsül uygulaması nedeniyle ortaya çıkacak olan ilave cezaya hükmolunabileceği düşünülmeksizin, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.