Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/9006 K.2012/3844
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın istasyonda mühürleme işlemi sonrası faaliyete devam edip etmediği ve bu nedenle mühr bozma suçunu işleyip işlememiş olduğunun tespitiyle ilgiliydi; Mahkeme, dosyada eksik ve usulsüz belgelerin bulunması nedeniyle hükmü bozmaya karar vererek, sanığın hapis cezasını koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakma kararıyla birlikte mahkümeyi iptal etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçu kabul etmemesi ve tanık ...´ın ifadesinde mühürleme işleminden sonra birkaç gün daha davaya konu istasyonda çalışmaya devam ettiğini beyan etmiş olması karşısında, mühürleme işlemi yapıldıktan sonra davaya konu istasyonda faaliyete devam edilip edilmediğinin ve dolayısıyla sanığın üzerine atılı suçu işleyip işlemediğinin tespiti amacıyla, hükme dayanak yapılan ve dosya arasında usulüne uygun onaylanmamış bir sureti bulunan 18/06/2007 tarihli mühürleme zaptının, aslı ya da usulüne uygun onaylanmış bir suretinin getirtilerek dosya arasına alınması ve 09/07/2007 tarihli mühür bozma tutanağını düzenleyen tutanak mümzilerinin ve yeniden olmak üzere ...'ın tanık sıfatı ile dinlenmesi, bundan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın duruşma tutanaklarına yansımış olumsuz bir halinin bulunmadığı ve sabıkasına konu karşılıksız çek keşide etmek suçunun 03/02/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6273 sayılı Kanun uyarınca idari yaptırıma dönüştüğü nazara alınarak, hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının, TCK'nın 62. maddesine göre indirim yapılıp yapılmayacağının ve TCK'nın 51. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Sanık hakkında temel cazanın belirlenmesinde dosya içeriğine uygun ve denetime olanak verecek biçimde gerekçe göstermek gerekirken TCK'nın 61/1. maddesinde belirtilen yasal deyimlerin soyut olarak tekrarlanmasıyla yetinilmesi,
TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklardan koşullu salıverme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan ise 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, altsoy ayrımı yapılmaksızın TCK'nın 53/1-c bendinde düzenlenen haklardan sanığın koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçu kabul etmemesi ve tanık ...´ın ifadesinde mühürleme işleminden sonra birkaç gün daha davaya konu istasyonda çalışmaya devam ettiğini beyan etmiş olması karşısında, mühürleme işlemi yapıldıktan sonra davaya konu istasyonda faaliyete devam edilip edilmediğinin ve dolayısıyla sanığın üzerine atılı suçu işleyip işlemediğinin tespiti amacıyla, hükme dayanak yapılan ve dosya arasında usulüne uygun onaylanmamış bir sureti bulunan 18/06/2007 tarihli mühürleme zaptının, aslı ya da usulüne uygun onaylanmış bir suretinin getirtilerek dosya arasına alınması ve 09/07/2007 tarihli mühür bozma tutanağını düzenleyen tutanak mümzilerinin ve yeniden olmak üzere ...'ın tanık sıfatı ile dinlenmesi, bundan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın duruşma tutanaklarına yansımış olumsuz bir halinin bulunmadığı ve sabıkasına konu karşılıksız çek keşide etmek suçunun 03/02/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6273 sayılı Kanun uyarınca idari yaptırıma dönüştüğü nazara alınarak, hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının, TCK'nın 62. maddesine göre indirim yapılıp yapılmayacağının ve TCK'nın 51. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Sanık hakkında temel cazanın belirlenmesinde dosya içeriğine uygun ve denetime olanak verecek biçimde gerekçe göstermek gerekirken TCK'nın 61/1. maddesinde belirtilen yasal deyimlerin soyut olarak tekrarlanmasıyla yetinilmesi,
TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklardan koşullu salıverme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan ise 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, altsoy ayrımı yapılmaksızın TCK'nın 53/1-c bendinde düzenlenen haklardan sanığın koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.