Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/837 K.2011/2569
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yaralama suçlarından sanık ...'in yapılan yargılanması sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetine dair, Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14/04/2010 gün ve 2009/251 Esas, 2010/96 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş ve kısmen de re'sen temyize tabi olduğundan, dava evrakı Yargıtay C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanık hakkında cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun çocuğa karşı işlemesi nedeniyle cezasının arttırılması sırasında uygulama maddesinin TCK.nun 109/3-f maddesi yerine 109/2-f olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan ve re'sen de temyize tabi hükümlerin ONANMASINA,
Sanık hakkında yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise;
TCK.nun 103/5. maddesinde, gerek onbeş yaşını tamamlamış kişilere karşı cebir şiddet kullanılarak aynı maddenin birinci fıkrasında belirlenen suçun işlenmesi, gerekse onbeş yaşının henüz tamamlamamış veya tamamlamış olmakla beraber algılama yeteneği gelişmemiş çocuklara karşı cebir ve şiddet kullanılarak aynı maddenin dördüncü fıkrasında belirlenen suçun işlenmesi halinde, kullanılan bu cebir ve şiddetin boyutunun TCK.nun 86. maddesinin birinci fıkrasında belirlenen yaralamanın temel şeklini aşıp, aynı Yasanın 87. maddesinde belirlenen nitelikli halini oluşturduğu durumlarda failin ayrıca bu madde uyarınca da cezalandırılacağının, kullanılan cebir veya şiddet nedeniyle meydana gelen yaralama, 86. madde kapsamında ise, artık yaralama suçundan ayrıca ceza verilemeyeceğinin düzenlendiği, mağdurenin ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 01/10/2009 tarihli rapordaki darp bulgularına dayalı yaralanmasının 5237 sayılı Yasanın 86/2 maddesi kapsamında kaldığı, hayati tehlike geçirmesine neden olan yaralanmasının cinsel istismar eyleminin işlenmesinden önce ya da eylem sırasında uğradığı darptan değil maruz kaldığı cinsel istismar eylemi nedeniyle meydana geldiği, dava konusu somut olayda mağdurenin darpa bağlı yaralanmasının TCK.nun 103/4. maddesi kapsamında kaldığı anlaşıldığından, sanık hakkında yaralama suçundan dolayı yazılı şekilde mahkümiyetine karar verilmesi,
Suçta kullanıldığına dair delil ve iddia bulunmayan, üzerlerinde bilirkişi incelemesi de yaptırılmayan üç adet bıçağın eksik soruşturma sonucu TCK.nun 54/1 maddesi uyarınca zoralımına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31/03/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanık hakkında cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun çocuğa karşı işlemesi nedeniyle cezasının arttırılması sırasında uygulama maddesinin TCK.nun 109/3-f maddesi yerine 109/2-f olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan ve re'sen de temyize tabi hükümlerin ONANMASINA,
Sanık hakkında yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise;
TCK.nun 103/5. maddesinde, gerek onbeş yaşını tamamlamış kişilere karşı cebir şiddet kullanılarak aynı maddenin birinci fıkrasında belirlenen suçun işlenmesi, gerekse onbeş yaşının henüz tamamlamamış veya tamamlamış olmakla beraber algılama yeteneği gelişmemiş çocuklara karşı cebir ve şiddet kullanılarak aynı maddenin dördüncü fıkrasında belirlenen suçun işlenmesi halinde, kullanılan bu cebir ve şiddetin boyutunun TCK.nun 86. maddesinin birinci fıkrasında belirlenen yaralamanın temel şeklini aşıp, aynı Yasanın 87. maddesinde belirlenen nitelikli halini oluşturduğu durumlarda failin ayrıca bu madde uyarınca da cezalandırılacağının, kullanılan cebir veya şiddet nedeniyle meydana gelen yaralama, 86. madde kapsamında ise, artık yaralama suçundan ayrıca ceza verilemeyeceğinin düzenlendiği, mağdurenin ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 01/10/2009 tarihli rapordaki darp bulgularına dayalı yaralanmasının 5237 sayılı Yasanın 86/2 maddesi kapsamında kaldığı, hayati tehlike geçirmesine neden olan yaralanmasının cinsel istismar eyleminin işlenmesinden önce ya da eylem sırasında uğradığı darptan değil maruz kaldığı cinsel istismar eylemi nedeniyle meydana geldiği, dava konusu somut olayda mağdurenin darpa bağlı yaralanmasının TCK.nun 103/4. maddesi kapsamında kaldığı anlaşıldığından, sanık hakkında yaralama suçundan dolayı yazılı şekilde mahkümiyetine karar verilmesi,
Suçta kullanıldığına dair delil ve iddia bulunmayan, üzerlerinde bilirkişi incelemesi de yaptırılmayan üç adet bıçağın eksik soruşturma sonucu TCK.nun 54/1 maddesi uyarınca zoralımına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31/03/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.