Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/2159 K.2013/924
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet, resmi belgede sahtecilik
**HÜKÜM:** Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-d maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın kooperatifin nakit sıkıntısı nedeni ile işlerin aksamaması için aldıkları borç karşılığı teminat olarak 30.000 TL'lik senedi tanzim ettiğini ve bu senet nedeniyle kooperatif kasasından hiçbir ödeme yapılmadığını, sanık müdafiin ise 18/10/2010 tarihli dilekçesinde ... 17. İcra Müdürlüğünün 2003/4989 Esas sayılı icra dosyasındaki senet borcunun sanık tarafından ödendiğini savunması karşısında, ... Ltd. Şti. yetkililerinden suça konu senedin hangi amaçla verildiğinin sorulup, ilgili icra dosyasına herhangi bir ödemede bulunulup bulunulmadığı, bulunulmuşsa kimin tarafından ödeme yapıldığı tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
765 sayılı TCK uygulamasında, sahteciliğin nitelikli zimmet suçunun unsuru olduğu, 5237 sayılı TCK uygulamasında ise, aynı Kanunun 212. maddesinin "Sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur." şeklindeki hükmü uyarınca, sahte belge düzenlemek suretiyle zimmet suçunun işlenmesi halinde, iki ayrı suçun oluşacağı gözetilerek ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle bütün olarak karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanığın kooperatif yönetim kurulu başkanı olarak görevli olduğu; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 62/son maddesindeki, "Yönetim Kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar. Bunların suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve özellikle kooperatifin para ve malları bilanço, tutanak, rapor ve başka evrak, defter ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılır." hükmü karşısında, sahte senet düzenleme eyleminin 765 sayılı TCK'nın 339/1 ve 5237 sayılı TCK'nın 204/2. maddelerine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 07/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Zimmet, resmi belgede sahtecilik
**HÜKÜM:** Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-d maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın kooperatifin nakit sıkıntısı nedeni ile işlerin aksamaması için aldıkları borç karşılığı teminat olarak 30.000 TL'lik senedi tanzim ettiğini ve bu senet nedeniyle kooperatif kasasından hiçbir ödeme yapılmadığını, sanık müdafiin ise 18/10/2010 tarihli dilekçesinde ... 17. İcra Müdürlüğünün 2003/4989 Esas sayılı icra dosyasındaki senet borcunun sanık tarafından ödendiğini savunması karşısında, ... Ltd. Şti. yetkililerinden suça konu senedin hangi amaçla verildiğinin sorulup, ilgili icra dosyasına herhangi bir ödemede bulunulup bulunulmadığı, bulunulmuşsa kimin tarafından ödeme yapıldığı tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
765 sayılı TCK uygulamasında, sahteciliğin nitelikli zimmet suçunun unsuru olduğu, 5237 sayılı TCK uygulamasında ise, aynı Kanunun 212. maddesinin "Sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur." şeklindeki hükmü uyarınca, sahte belge düzenlemek suretiyle zimmet suçunun işlenmesi halinde, iki ayrı suçun oluşacağı gözetilerek ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle bütün olarak karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanığın kooperatif yönetim kurulu başkanı olarak görevli olduğu; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 62/son maddesindeki, "Yönetim Kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar. Bunların suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve özellikle kooperatifin para ve malları bilanço, tutanak, rapor ve başka evrak, defter ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılır." hükmü karşısında, sahte senet düzenleme eyleminin 765 sayılı TCK'nın 339/1 ve 5237 sayılı TCK'nın 204/2. maddelerine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 07/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.