Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/1749 K.2011/2156
Irza geçme ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ...’un bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; eylemlerinin ırz ve namusa tasaddide bulunma ve kaçırma suçlarını oluşturduğunun kabulü ile mahkümiyetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.12.2005 gün ve 2005/263 Esas, 2005/249 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdur ...’nin inceleme tarihinde 18 yaşını doldurmuş bulunduğu ve dairemizin 01.06.2010 gün, 2006/12115 Esas ve 2010/4149 sayılı tevdi kararı uyarınca yokluğunda verilen hükmün mağdura tebliğ olunduğu, ancak temyiz yoluna başvurmuş olmadığı ve bu aşamadan sonra temyiz hakkının kullanımının mağdurun bu yöndeki iradesi ile sınırlı olduğu anlaşıldığından, tebliğnamede her iki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanığın oluşa uygun olarak işlediği kabul olunan ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunun yasa maddesinde öngörülen cezanın tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 04.08.1999’dan inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322. ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında kaçırma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 22.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mağdur ...’nin inceleme tarihinde 18 yaşını doldurmuş bulunduğu ve dairemizin 01.06.2010 gün, 2006/12115 Esas ve 2010/4149 sayılı tevdi kararı uyarınca yokluğunda verilen hükmün mağdura tebliğ olunduğu, ancak temyiz yoluna başvurmuş olmadığı ve bu aşamadan sonra temyiz hakkının kullanımının mağdurun bu yöndeki iradesi ile sınırlı olduğu anlaşıldığından, tebliğnamede her iki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanığın oluşa uygun olarak işlediği kabul olunan ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunun yasa maddesinde öngörülen cezanın tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 04.08.1999’dan inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322. ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında kaçırma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 22.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.