Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/13474 K.2012/6852
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
**HÜKÜM:** Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın suça konu inşaatı 2006 yılında temeli atılmış olarak ...'den satın aldığını, 23/03/2006 tarihinde inşaatın mühürlendiğini bilmediğini beyan etmesi ve dosyada bulunan 24/03/2006 tarihli tapu kayıt formunda inşaatın yapıldığı yerin ...'e ait olduğunun belirtilmesi ayrıca dosya içerisinde inşaatın mühürlendiğinin sanığa tebliğ edildiğine dair bir belgenin olmaması karşısında; inşaatın ilk sahibi olduğu anlaşılan ...'in beyanı alınarak inşaatı mühürleme tutanağından önce mi yoksa sonra mı sattığı, mühürleme tutanağından sonra sattı ise sanığa mühürlü olarak teslim edilip edilmediği tespit edilerek, UYAP sistemi üzerinden yapılan araşıtrmada sanık ve suça konu inşaatın ilk sahibi olan ... hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan verilen İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/17 Esas, 2009/492 Karar sayılı dosyası da getirtilip dosya içerisine konulduktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, buna karşın mühür bozma suçunun kamu güvenine karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilerek, sabıkasız olan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, "sanığın olayı yapış tarzı ve kastının yoğunluğu" şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Sanık hakkında TCK'nın 203/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca hükmedilen adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında uygulama maddesi gösterilmeyerek CMK'nın 230/1-c ve 232/6. maddelerine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Mühür bozma
**HÜKÜM:** Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın suça konu inşaatı 2006 yılında temeli atılmış olarak ...'den satın aldığını, 23/03/2006 tarihinde inşaatın mühürlendiğini bilmediğini beyan etmesi ve dosyada bulunan 24/03/2006 tarihli tapu kayıt formunda inşaatın yapıldığı yerin ...'e ait olduğunun belirtilmesi ayrıca dosya içerisinde inşaatın mühürlendiğinin sanığa tebliğ edildiğine dair bir belgenin olmaması karşısında; inşaatın ilk sahibi olduğu anlaşılan ...'in beyanı alınarak inşaatı mühürleme tutanağından önce mi yoksa sonra mı sattığı, mühürleme tutanağından sonra sattı ise sanığa mühürlü olarak teslim edilip edilmediği tespit edilerek, UYAP sistemi üzerinden yapılan araşıtrmada sanık ve suça konu inşaatın ilk sahibi olan ... hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan verilen İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/17 Esas, 2009/492 Karar sayılı dosyası da getirtilip dosya içerisine konulduktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, buna karşın mühür bozma suçunun kamu güvenine karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilerek, sabıkasız olan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, "sanığın olayı yapış tarzı ve kastının yoğunluğu" şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Sanık hakkında TCK'nın 203/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca hükmedilen adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında uygulama maddesi gösterilmeyerek CMK'nın 230/1-c ve 232/6. maddelerine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.