‹ Ana sayfa
Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/13401 K.2012/778

Esas No: 2011/13401 · Karar No: 2012/778 · Karar Tarihi: 21.02.2012
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma

**HÜKÜM:** Mahkümiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığa isnat olunan mühür bozma suçunun tabi olduğu yasa maddesinde öngörülen cezanın tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, birleşen 2003/369, 2004/123, 2004/267, 2005/76 ve 2006/40 Esas sayılı dosyalara ilişkin iddianameler ile 2004/226 Esas sayılı ana dosyanın dayanağını oluşturan 28/05/2004 tarihli iddianameye konu edilen eylemler yönünden suç tarihleri ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davalarının aynı yasanın 322. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında birleşen 2005/263, 2005/471 ve 2006/29 Esas sayılı dosyalara konu eylemleri nedeniyle mühür bozma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince:
Gölbaşı Asliye Ceza Mahkemesinin 17/12/2002 gün ve 2002/448 Esas, 2002/428 Karar sayılı 24/01/2003 tarihinde kesinleşen hükmü ile adli para cezasına mahkum edilip 647 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca bu cezası ertelenen sanığın 5237 sayılı TCK'nın 58/2-b maddesinde belirtilen süre dolmadan 23/06/2005 tarihinde yeniden suç işlediği anlaşılmasına karşın 58/6-7. maddeler uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak,
Birleşen 2005/471 ve 2006/29 Esas sayılı dosyalara konu edilen, ruhsatsız olması nedeniyle faaliyetten men edilen taş kesme atölyesine yaklaşık birer ay arayla tatbik edilen mühürlerin işyerini aktif kılmak amacıyla bozulması şeklindeki eylemlerin bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi niteliğinde bulunduğu, her iki dosyaya ilişkin iddianamelerin son eylem tarihi olan 23/06/2005’ten sonra düzenlenmiş olması nedeniyle hukuki ve fiili bir kesinti söz konusu olmadığı gibi teselsülün sona erdiği tarih itibariyle 765 sayılı TCK'nın uygulanma olanağının kalmadığı da gözetilerek sübuta eren zincirleme biçimde mühür bozma suçu nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 203/1 ve 43/1. maddeleri uyarınca tek bir hüküm kurulması yerine yazılı şekilde iki ayrı mahkümiyet hükmü kurulması,
Birleşen 2005/263 Esas sayılı dosyada 24/08/2004 ve 20/10/2004 tarihli eylemlerle ilgili olarak, suç tarihi itibariyle temel adli para cezasının alt sınırının 440 TL olduğu gözetilmeden 450 TL'ye hükmolunması ve sanığa verilen hapis cezasının 647 sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca suç tarihi itibariyle günlüğü 11 TL'den adli para cezasına çevrilmesi gerekirken yasal teşdit gerekçesi gösterilmeden 12 TL'den çevrilmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Katılan lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
765 sayılı TCK'nın hükümleri uygulanarak belirlenen cezalar sanığın dosyaya yansıyan geçmişteki hali ve suç işleme hususundaki eğilimi nazara alındığında sanığın bir daha suç işlemekten çekineceğine dair olumlu kanaat oluşmadığı gerekçe gösterilerek ertelenmediği halde, 5237 sayılı TCK'nın hükümlerine göre verilen cezanın aksi kanaatle ertelenmesi suretiyle çelişkili hüküm tesisi,
Hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK’nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece 6008 sayılı yasanın 7. maddesi ve sanığın adli sicil kaydı da gözetilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?