Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/10354 K.2011/25743
Özet: Uyuşmazlık, sanığın mührü bozma suçundan yargılanması ve ilgili Asliye Ceza Mahkemesi kararının Yargıtay tarafından incelenmesiyle ilgilidir; mahkeme, 5320 sayılı yasa hükümleri çerçevesinde temyiz süresinin geçmesine rağmen temyizi reddederek kararın bozulmasına karar vermiştir.
Mühür bozma suçundan sanık ...'ün yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, Afşin Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 24/03/2008 gün ve 2007/272 Esas, 2008/315 Karar sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi üst C. Savcısı ve sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ve Yüksek 4. Ceza Dairesi'nin gönderme kararı ile daireye verilmekle incelendi;
YCGK.nun 06/11/2007 tarih ve 167/222 sayılı kararında da açıklandığı üzere, 5320 sayılı CYY.nun yürürlük ve uygulama şekli hakkındaki Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Yasanın 310. maddesinin 3. fıkrasında, Sulh Ceza Mahkemelerinin temyizi kabil kararlarının C. Savcıları tarafından tefhim tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz edilebileceği hükmüne yer verildiği, yasa yolu bildiriminde, C. Savcısı yönünden yapılan eksikliğin eski hale getirme nedeni oluşturmaması ve 1412 sayılı CYUY.nun 310. maddesinde tefhimle başlayan bir aylık hak düşürücü sürenin hakim tarafından hiçbir koşulda değiştirilme olanağının bulunmaması karşısında, CMUK.nun 310. maddesinin 3. fıkrasının kıyasen uygulanması suretiyle Üst C. Savcısının, Asliye Ceza Mahkemesi kararlarını tefhim tarihinden itibaren "bir ay" içinde temyiz etmesi gerektiği halde, bu süre geçtikten sonra hükmün 10/06/2008 hakim havaleli dilekçe ile temyiz edildiği anlaşılmakla, Üst C. Savcısının temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE, sanığın temyiz itirazlarına hasren inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın adli sicil kaydına göre, herhangi bir suçtan mahkümiyeti bulunmamasına göre, sanık hakkında lehe olduğundan kuşku bulunmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının cezanın kişiselleştirilmesi normlarından önce ve re'sen tartışılması zorunluluğu karşısında, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkras ı ile de 231/14.
maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, CMK.nun 231. maddesinin 6. fıkrasına 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle hükmü de gözetilerek mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
YCGK.nun 06/11/2007 tarih ve 167/222 sayılı kararında da açıklandığı üzere, 5320 sayılı CYY.nun yürürlük ve uygulama şekli hakkındaki Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Yasanın 310. maddesinin 3. fıkrasında, Sulh Ceza Mahkemelerinin temyizi kabil kararlarının C. Savcıları tarafından tefhim tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz edilebileceği hükmüne yer verildiği, yasa yolu bildiriminde, C. Savcısı yönünden yapılan eksikliğin eski hale getirme nedeni oluşturmaması ve 1412 sayılı CYUY.nun 310. maddesinde tefhimle başlayan bir aylık hak düşürücü sürenin hakim tarafından hiçbir koşulda değiştirilme olanağının bulunmaması karşısında, CMUK.nun 310. maddesinin 3. fıkrasının kıyasen uygulanması suretiyle Üst C. Savcısının, Asliye Ceza Mahkemesi kararlarını tefhim tarihinden itibaren "bir ay" içinde temyiz etmesi gerektiği halde, bu süre geçtikten sonra hükmün 10/06/2008 hakim havaleli dilekçe ile temyiz edildiği anlaşılmakla, Üst C. Savcısının temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE, sanığın temyiz itirazlarına hasren inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın adli sicil kaydına göre, herhangi bir suçtan mahkümiyeti bulunmamasına göre, sanık hakkında lehe olduğundan kuşku bulunmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının cezanın kişiselleştirilmesi normlarından önce ve re'sen tartışılması zorunluluğu karşısında, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkras ı ile de 231/14.
maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, CMK.nun 231. maddesinin 6. fıkrasına 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle hükmü de gözetilerek mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.